Siyaset bir oyun değildir. Çünkü siyaset özüne bakıldığında bir demokrasi zeferidir. Çünkü siyaset insanı seçime götürür. Bunun adına da hür iradeyle yalansız dolansız ve aynı zamanda riyasız bir tercih hakkı denir.
Her seçimde çeşitli söylentiler dolaşır. Bu bugünün ucubelikleri değil. Dün de o kafada olan siyaset gafletleri vardır. Hemen birileri bir laf çıkarır. Falan kişi filan kişi lehine çekilmiş diye. Halbuki böyle bir şey yok. Ama güya çok akıllılar ya bin tane söylenti çıkartıyorlar. Sırf seçilebilmek uğruna hani her türlü yolu mubah sayan münafık bir anlayış. Tabi ki bu laflar veya söylentiler aynı zamanda bir korkunun da eseri olabilir mi diye düşünüyorum.
Bakın şimdi hangi aklı evvelin, nasıl bir akıldan aldığı ürünse İzmit'te Sefa, Gölcük'de Mehmet gibi bir söylentiyi yaymaya çalışıyorlar. Söyledim ya her seçim öncesi olur. Ama şimdi düşünüyorum bunu kim yapabilir diye. Neticede bir CHP'linin böyle bir tercihi olmaz. Adam Kocaeli'nde Sefa Sirmen'e oy isterken, Gölcük'de de kendi partisine oy ister. Bir MHP'li bunu yapmaz, bir Demokrat Partili bunu yapmaz, bir Saadet Partili bunu yapmaz, bir Demokratik Sol Partili de bunu yapmaz. En azından ben böyle düşünüyorum. Benim aklım böyle kesiyor. Peki o zaman bu söylentileri kim çıkarır ki? Böyle bir fısıltı gazetesini kim satmaya uğraşır ki? Ak Parti'nin Gölcük İlçe Başkanının ortaya çıkıp da böyle bir şey söyleyecek hali yok ya. Bu durum Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Karaosmanoğlu'nu da üzmez mi?
Evet herkes kendini iyi bilsin. Siyaset olarak akıllı ve düzgün bir siyaset yapsın. Ha zaten şunu da söyleyeyim. Biliyorsunuz bir anket yapmıştık. Neticelerini de yayınladık. Bu ankette vatandaş Büyükşehir'de Sirmen, Gölcük'de Ahmet Levent demiş. Bir başka vatandaş Büyükşehir'de Sirmen, Gölcük'de Orhan Altuntaş demiş, bir başka vatandaş Gölcük'de Dr. Necdet Barış, Büyükşehir'de Sirmen demiş, bir başkası Gölcük'de Necati Zorlu, Büyükşehir'de Sirmen demiş, bir başkası Gölcük'de Mehmet Ellibeş. Büyük çoğunluğu Büyükşehir'de Karaosmanoğlu demesine rağmen Ellibeş'i tercih edip de Sirmen'e de Büyükşehir tercihi yapanlar olmuş. Yani durum böyle. Doğal olarak bu tip söylentiler Ak Parti Gölcük İlçe Teşkilatını % 50 sevindirir, % 50 sıkıntıya sokar. Ha şunu da söyleyelim, sandık dediğim gibi her şeyin çözüm yeridir. Eğer vatandaş Gölcük'de Mehmet Ellibeş'i, Büyükşehir'de de Sefa Sirmen'i birinci yapacaksa tabi ki ona kimsenin diyecek bir şeyi yok. Bu olmayacak iş de değil. Tabi ki demokrasi ise sandığa saygı göstermek zorundasınız. Ama durum öyle çıktığında o zaman Ak Parti bunun bir açıklamasını yapar herhalde. Bu sonuç böyle niye çıktı diye. O da onların bileceği iş artık.
Gölcük Muhtarlar Derneği Başkanı Bilge Saral hem arkadaşım, hem de eşinden dolayı anne tarafımdan akrabam da olur. Sözünü hiç esirgemeyen dimdik bir kadındır. Onu bu yönlerinden dolayı çok severim. Çoğu zamanlar da kendini bayağı kızgın görüyoruz. Ama siz siz olun bizim Bilge gibi harbi kadınları kızdırmayın. İyidir hoştur da ona yanlış yaptığınız zaman veya kızdırdığınız zaman Bilge doğruların üzerine basa basa gider ve sonra mahçup olursunuz.
Kavurucu sıcaklarda zaman zaman görürsünüz insanlar yağmur duasına çıkarlar. Ancak Kavaklılılar hiç de öyle değil. Onlar neredeyse yağmur yağmasın diye dua edecekler. Her yağmur yağdığında Kavaklı sahilinde lağımlar fışkır fışkır ortaya çıkarlar. Ve biz bunları sık sık haber yaparız. Halkın isyanları ve sitemlerini dile getiririz. Ancak değişen bir şey olmaz.
Dün yine yağmur yağdı. Kavaklı'da yine aynı manzaralar vardı. Dün bir Kavaklılı şöyle diyordu; "Sağlıklı kentler diye övünenler, hatta hava atanlar Kavaklı'nın bu halini hiç mi görmezler? Onlar Kavaklı'da hiç mi gezmezler?"
Bunlar vatandaşın söyledikleri. İşinize gelir dinler, işinize gelmez dinlemezsiniz. Ama neticede bu ses halkın sesidir. Tabi oradaki lağım patlamaları sadece görüntü olarak bir çirkinlik arzetmiyor. Neticede ortaya saçılan mikroplar doğal olarak halkın sağlığını da tehdit ediyor. Halkın sağlığının tehdit altında olduğu durumlarda sağlıklı kentler nasıl oluyor? Siz iyisi mi gidin lağımın patladığı yerlerde bir halk ile konuşun.