Gölcük Haber Gazetesi
/ 05 MAYIS 2008 PZT

Güven yoksa...

Aslında tamamen farklı şeylerden bahsedecektim.

İlk başta canım annemin Anneler Günü'nü kutlayacaktım. Onu ne kadar çok sevdiğimi ve hayattaki en büyük zenginliğin, çıkarsız sevgiyle sizi kucaklayan, kişiliğinize sonsuz saygı duyan bir aile olduğunu anlatacak ve "İşte bu yüzden ben dünyanın en zengin insanıyım!" diyecektim size.

Daha sonra bugünden bahsedecektim ve Gölcük Haber Gazetesi'nin 23.kuruluş yıldönümüne davet edecektim sizleri ama...

Ama insanız işte; aklımda, yüreğimde başka şeyler varken parmaklarımdan klavyeye dökülemedi bunlar. Onun yerine size küçük bir hikâye anlatmak istedim...

İngiltere'de yargıçların maaşı yoktur. Onun yerine ihtiyaçları oldukça kullandıkları kredisi sınırsız çek defterleri vardır. Yani İngiliz Devleti yargıçlarına o kadar güveniyor...

Bir gün yargıcın biri bir bankaya gidip 1 milyon poundluk bir çek bozdurmak istediğini söylemiş. Tabi ortalık birbirine girmiş. Banka yöneticileri en üst makamdan onay almadan bu kadar parayı veremeyeceklerini söyleyip hemen İçişleri Bakanlığı, Adalet Bakanlığı ve Başbakanlığa telefon açmışlar. Ancak aradıkları her yerden gelen cevap aynıymış: Ödeyin! Gel gelelim bankada o kadar nakit yokmuş. Yargıçtan ertesi gün gelmesi rica edilmiş. Ertesi gün para bir bavul içinde hazırmış ve yargıca ödeme yapılmış.

Aradan birkaç gün geçmiş yargıç bankaya çıkagelmiş. Parayı geri vermek istiyormuş. Banka yönetimi şaşırıp kalmış, hemen Adalet Bakanlığı'nı aramışlar. Derhal Bakanlık müfettişleri devreye girmiş ve yargıca hareketinin sebebini sormuşlar. Yargıç:

-"Kraliçe'nin hükümeti bize gerçekten bu kadar güveniyor mu, onu sınadım..." cevabını vermiş.

Raporlar Bakanlığa iletilmiş ve aynı gün yargıç azledilmiş. Adalet Bakanlığı yargıca gönderdiği yazıda gerekçeyi şöyle açıklamış:

"Kraliçe hükümetinin saygın bir yargıcı, devletine güvenmiyor ve onu sınıyorsa, devlet ona asla güvenmez..."

"Güven" çok ince bir çizgidir ve asla tek taraflı olmaz!

 

Başarıya ulaşmak için 15 sır...

Sizi iş hayatında başarıya götürecek küçük sırlar için yazıyı okuyun...

(Geçen haftadan devam...)

· Biraz yaramaz olun... Kuralları ihmal etmek açıkça takdir edilmese de beğeni yaratır. Başarılı insanlara şöyle bir baktığınızda kuralları yıkmış olduklarını görebilirsiniz. Üniversiteden ayrılan Bill Gates, siberalemde küçük oluşumların başarılı olanaklarına inanan Google'ın kurucuları Sergey Brin ve Larry Page, eBay öncülerinden Meg Whitman gibi. Bu insanlar hangi kuralları yıkabileceklerini bilip kendilerine güvendiler, düşüncelerinin arkasında durdular ve başarılı oldular. Siz de aynısını yapabilirsiniz.

· Şaşırtmayın... Patronunuzu asla şaşırtmayın. Eğer haberler kötüyse hemen söyleyin. Haberler iyiyse paylaşın. Olayların dışında hissetmeyi kimse istemez. Bir krizi, krizi çözebilecek birinden saklamak sorunu daha da büyütür. Onları korkutacak hareketler ya da ürkütecek mimikler yapmayın. Onun işini kolaylaştıracak şekilde çalışın.

· Görünüş önemlidir... Kendinizi sunum şekliniz insanların size bakışını etkiler. İnsanlar sizi becerileriniz, kendinize olan güveniniz ve hatta giyiminizle yargılayabilir.

· Grupça yapılan her aktivite, eğer toplantı odasında nasıl davranacağınızı biliyorsanız, kendinizi belli etmeniz için bir şanstır. Eğer toplantı yapılmasına karar veren kişi siz değilseniz hiçbir zaman masanın başına oturmayın. Ya toplantıyı yöneten kişinin yanına ya da toplantı masasının ortasında bir yere oturun. Görülmenize ya da duyulmanıza engel teşkil edecek uzak köşelere oturmaktan kaçının.

· Yanınızda her zaman kâğıt ve kalem olsun. Toplantı konusunu öğrenin ki, öncesinde araştırma yapma ve konu hakkında fikir edinme şansınız olsun. Toplantıyı siz yönetiyorsanız, önceden yollamış olsanız dahi her katılımcının önüne toplantı konularını belirten bir kitapçık koyun. Böylece insanların konsantre olmalarını sağlarsınız.

· Sunum yaparken notlarınıza değil, katılımcıların yüzlerine bakın. Diğer bir deyişle, konuyu avucunuzun içi gibi öğrenin. Dikkati üstünüze çekmek için göz kontağı çok önemlidir. Açık olun, sıkıcı olmayın ve en önemlisi bilgilendirin.

· Karşınızdakinin güvenini kazanmak için her zaman dik oturun ve bir konuya parmak basmak istediğinizde öne doğru eğilin. Başka biri konuşurken eğer not almıyorsanız yüzüne bakın.

· BalckBerry'nizi kullanmayın ya da cep telefonunuza cevap vermeyin. Ve asla esnemeyin!

 

Dost biriktirmek...

(Yazarı bilinmiyor)

"Dostluk nedir? Herhalde bir gösteriş; birine, aynı cinse, kadınsan erkeğe, erkeksen kadına karşı kendini beğendirme çabası, bir moda, bir gelgeç ruh hali değil... Sempati, ilgi, bağlılık, yüceltme, taçlandırma, sorumluluk duyma, yürekten algılama, bakışlarla anlaşma, ses tonuyla destek verme, kesintisiz ilişki. Kayıp olmaz, yitmez, yoktan var olmaz bir duygu...

Bunların hepsi bir araya gelip, zaman içinde gıdım gıdım birikerek dostluğun çimentosunu oluşturuyor. Gazetelerde okuyoruz. TV'lerde seyrediyoruz. Sağda solda konuşmalarda adı geçiyor: Güzel yemek yeme dostu, edebiyat dostu, Türk Sanat Müziği dostu, çocukların dostu, halkın dostu. Dostluklar nasıl oluşuyor, unuttuk. Bu hızlı kent hayatı, dostluk duygusunu, aklımızdan aldı, yüreğimizden çaldı.

Nasrettin Hoca bir Cuma günü camide cemaate namaz kıldırmak üzere ezan okunsun diye bekliyormuş. Bir adam gelmiş, "Hocam" demiş, "Eşeğimi yitirdim..." Hoca da adama; "Şu namazı kıldıralım, senin eşeğin çaresine
bakarız" demiş. Hoca namazı kıldırmış, vaazını vermiş ve cemaate dönmüş: "İçinizde hiç, bir dostuyla bir bardak çay içip saatlerce konuşmamış, dostuyla sekiz saatlik yürüyüşe çıkıp hiç konuşmadığı halde sıkılmadan yürüyüşünü tamamlamamış ve komşunun kızına kem gözle baktı diye dost bildiği arkadaşını arkadaşlıktan silmiş biri var mı?" diye sormuş. Arka sıralarda saf tutmuş, sümsük tipli biri parmağını kaldırıp, "Ben varım Hocam" demiş. Hoca eşeğini yitiren adama dönmüş, "Al bu adamı git, bundan büyük eşek olur mu? Yitirdiğin eşeğin yerine kullanırsın" demiş. Dostun yoksa eşekten farkın ne?

Olumsuz düşünür Sokrates'e öğrencileri sormuş: Dostluk nedir? Sokrates de onlara şu yanıtı vermiş; "Çocukluğumdan beri arzuladığım bir şey vardır. Kimi insan atları olsun ister, kimi insan köpekleri. Kimisi altını, kimisi de şanı, şerefi; bense bir dostum olsun isterim..."

İnsan biriktiren yaratık; şan, şöhret biriktiriyor. Süper zenginse Boğaz'da villa biriktiriyor. Tablo biriktiriyor. Repoda para, kasalarda naftalin kokulu döviz, antika biriktiriyor. Gençse plak, kaset, CD biriktiriyor. Yorgun bir ihtiyarsa namaz niyaz biriktiriyor. Bazıları da Kuledibi'nde Çukurcuma'ya, Üsküdar'da Eskiciler Çarşısı'na, Unkapanı'nda Horhor'a gidip; antika lambalar, cam şişeler, eski koltuklar, tespihler, tombaklar biriktiriyor. Âlimse kitap biriktiriyor. Cahilse kin biriktiriyor. Dost biriktirmeyi içimizde kaç kişi deniyor? Evet, kabul ediyorum, insan birçok kişiyle beraber mükemmel dost olamaz, tıpkı aynı zamanda birçok kişiye âşık olamayacağı gibi... Fakat cinnete düştük. Dost biriktirmeyi unuttuk. İyi halt ettik!

Sevgili dostlarım, nazik olmak için bir gülümseme beklemeyin. Sevmek için sevilmeyi beklemeyin. Bir arkadaşın değerini anlamak için, yalnız kalmayı beklemeyin. Çalışmaya başlamak için, en iyi işi beklemeyin. Öğütleri hatırlamak için, düşmeyi beklemeyin. Duaya inanmak için, acıları beklemeyin. Yardım edebilmek için, zamanınız olmasını beklemeyin. Özür dilemek için, diğerinin acı çekmesini beklemeyin. Barışmak için, ayrılığı beklemeyin. Çünkü ne kadar zamanınız var bilmiyorsunuz..."

 

Aklımda kalanlar...

"... Herkes gibiydim, ... kaideyi bozmayan istisna olduğuma inanmıştım. Tabii ki mutsuzluk benden uzak duracaktı, yağmur damlalarının arasından ıslanmadan geçecektik. Başarısızlık başkaları içindi. Bir gün, aşk çekip gitti ve sıçrayarak uyandım. ... Ama günün birinde bir başkasına yalan söylemeye başlamamak için, çok uzun bir süredir kendime yalan söylüyordum..."

Frédéric BEIGBEDER - Aşkın Ömrü Üç Yıldır!

 

Unutmayın!

· 5 Mayıs Pazartesi, Avrupa Günü, Noterler Günü, Kasım (kış) Günleri'nin sonu, Trafik Haftası

· 6 Mayıs Salı, Hızır Günü (Hıdrellez), Hızır Günleri'nin başlaması, fırtına

· 7 Mayıs Çarşamba, yağmurlar, fırtına

· 8 Mayıs Perşembe, Yunus Emre Anma Günü ve Haftası, Dünya Kan Günü

· 9 Mayıs Cuma, Doğu rüzgârlarının esmesi

· 10 Mayıs Cumartesi, Engelliler Haftası

· 11 Mayıs Pazar, Anneler Günü, yağmur mevsiminin sonu, fırtına