Dün sabah yağışlı bir havada geldiğim işyerimde, acı bir haber ile sarsıldım. Bu tür haberlere alışkın olmama rağmen, yinede işin içinde genç ölüm oldumu bende çok etkileniyorum. Cumartesiyi Pazara bağlayan gece saat 01.50 sularında, içinde 5 kişinin bulunduğu araç, aşırı hız sonucunda 3 gencimize mezar oldu. Çıldır ailesinin biricik oğulları 20 yaşındaki Bilgehan Çıldır, Ergin ailesinin yine 20 yaşındaki oğulları Baha Bartuğ Ergin ve Bilgehan'ın teyzesi 39 yaşındaki 2 çocuk annesi Emine Çiğdem Dinç'in, haytalarını olay yerinde kaybetmeleri haberi, ilçemizde şok etkisi yarattı.
Olayı Belediye Başkan Yardımcısı Hasan Özer'den dinledim. Olayı anlatırken, adeta titriyordu. Görgü tanıklarının ifadesine göre, taksiyi kullanan Aytaç Ateş'in sürati 170-180 kilometre civarındaymış (Abartı yoksa tabi). Olay yerinde tek bir fren hızı yok. Aytaç kardeş arabayı nasıl kullanıyorduysa bilmiyorum, 7-8 araca çarparak ve yaklaşık 150 metre sürüklenip takla atarak durabiliyorsa, belirtilen hız abartılı değil. Ölen 3 kişinin yanı sıra aracı kullanan, Aytaç Ateş ve yanındaki arkadaşı Aytunç Dökümcü ise ağır yaralı olarak, Gölcük Devlet Hastanesi'ne kaldırılmışlar.
Bu elim trafik kazası Gölcük, Değirmendere ve Ulaşlı'da büyük bir şok etkisi yarattı. Sabah olay yerine gidenler ve aracı görenler ise gördüklerine inanamadılar. Arabanın sağ tarafı adeta yok. Kaza anında olay yerinde hayatını kaybeden Bilgehan, Baha ve Çiğdem, araçtan dışarı fırlamışlar. Neyse olayı daha fazla dramatize etmek istiyorum. Ancak sonuçta 2 tanesi 20 yaşında kardeşimiz ve evladımız ile 2 çocuk annesi bir kadını kaybettik. Dün Ulaşlı'da Bilgehan ve Çiğdem için yapılan cenaze törenine gittim. Baba Hayati Çıldır ayakta durmakta zorlanıyor. Anne Ayşe Bensu Çıldır ise sinir krizleri geçiriyor.
Cami bahçesindeki bütün cemaat, bu ölümleri Bilgehan ve Çiğdem hanıma konduramadı. Ama olan olmuştu. Herkes Allahın Takdiri İlahesi deyip, üzününtülerini içlerine attılar. Ancak cenazede dikkatimi çeken olay ise Bilgehan'ın arkadaşları oldu. Ne kadar sevilen bir kardeşimizmiş Bilgehan. Arkadaşlarının haykırışları uzun süre kulaklarımdan gitmeyecek. Arkadaşları bir türlü inanmak istemiyordu Bilgehan'ın ölümüne. Allah 3 kardeşimizin de mekanını cennet eylesin. Allah bu insanların kederli ailelerine sabırlar versin. Bende bu ölümü bu kardeşlerimize yakıştıramdım. Ama dünyada ölüm denen bir gerçek var.
Ölümün ne zaman ve hangi yaşta geleceği hiç belli olmaz derler ya hani. Bunun son örneğini dün gördük. Ölüm, Çiğdem, Bilgehan ve Baha'yı, maalesef aramızdan aldı. Yapacak bir şey yok dua etmekten başka. Ama kurban olduğum allah Allah, böyle acıları hiçbir anne babaya göstermesin. Ruhları şad olsun. Gerçekten böyle genç ölümler beni çok olumsuz etkiliyor ve bazen yaptığım işten nefret eder hale geliyorum. Dün cenazede fotoğraf çekerken, inanın ellerim titriyordu. Çünkü tablo çok kötüydü
Bilgehan'ın babası Hayati Çıldır, 20 yaşındaki oğlunun tabutu başında ayakta durmakta zorlanırken, bir yandan da taziyeleri kabul ediyordu. Ya anne Ayşe Bensu hanıma ne demeli, bir yanda 20 yaşındaki oğlunu toprağa verirken, diğer Musalla Taşı'nda kız kardeşi Çiğdem yatıyordu. Yani sevgili okurlar, gerçekten dün kimyam oldukça bozuldu. O insanların yerinde olmayı asla istemezdim. Allah böyle bir acıyı, düşmanıma dahi yaşatmasın. Ama pisi pisne ölüm derler ya, bu ölüm de bana göre pisipisineydi.
Ben Allahtan 3 kardeşimize rahmet dilerken, kederli ailelerine ile yakınlarına başsağlığı ve büyük sabırlar diliyorum.
Mekanları cennet olsun...
Bu yazı Gündem bölümü’nde 07.06.2010 tarihinde yayınlandı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
Etiketler:
cenaze,
üç,
genç,
Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.