Allah Kabul Etsin Ama…

[-]Normal[+]

Malum içinde bulunduğumuz ay Mübarek Ramazan Ayı. Yani 11 ayın sultanı. Ramazan ayı, bereket ayı, Ramazan ayı paylaşma ve yardımlaşma ayı, Ramazan ayı 11 aydan daha hayırlı bir ay. Bu nedenle Ramazan ayının yeri İslam Alemi'nde oldukça farklı. Çünkü Ramazan ayı dünyadaki tüm Müslüman ülkelerde büyük bir arzu ve istekle beklenen farklı kutsal bir ay. Her Ramazan öncesinde ve Ramazan ayı içinde, Ulusal TV kanallarında Ramazanla ilgili programlara ve haberlere rastlamak mümkün. Hatta ve hatta iftar ve sahur vakitlerinde her kanalda Ramazan programları var. Yani Ramazan Reytingi olan da bir program ayrıca.

H H H

Ama her Ramazan ayında da bazı insanlar gibi benim de olmazsa olmaz kurallarım var. Bunlardan bir tanesi ve hiç sevmediğim şey iftarımı dışarıda açmak. Şayet paramla yiyeceksem paramla rezil oluyorum, eğer davetliysem davet edenin parasına acırım. Hayatım boyunca (Görevim dışında) hiçbir ramazanda toplu iftar yemeklerine ve belediyelerin vermiş olduğu iftar yemeklerine katılmadım, Allah mecbur bırakmadıkça katılmamda. Evde içeceğim bir kase çorba, benim için dünyanın mükemmel iftar sofrası. Bu nedenle Ramazan aylarında evimde ailemle iftar açmayı, 5 yıldızlı otelde iftar açmaya değişmem. Bu da benim olmaz sa olmazım.

Bırakın Toplu İftarları

Ramazan ayların en vazgeçilmezleri başında gelen şeylerden birisi ise toplu yenilen iftar yemekleri. Bu nedenle bı toplu iftarlarda son derece karşıyım. Çünkü "Körlerle sağırlar birbirlerini ağırlar" misali, iftar yemeklerini verenler ile katılanlar hep aynı. Atıyorum. 50 kişilik bir iftar yemeğinde 40 kişi hep aynı isimlerden oluşuyor. Bu akşam (Atıyorum) Ahmet Mehmet'e iftar yemeği veriyor, yarın akşam Mehmet Ahmet'e veriyor. Ne anladım ben bu işten. Bende diyorum ki bırakın bu toplu iftarları, bırakın birbirinize güç gösterisinde bulunmayı. Bu memlekette bir kuru ekmeğe o kadar çok muhtaç insan varken, sizin bu yaptığınız Müslümanlığa sığmaz.

H H H

Bu nedenle bir kardeşiniz olarak sizlerden nacizane isteğim, daha doğrusu ricam. Lütfen şu toplu iftar yemeklerine bir son verin, dediğim gibi bu kentte yardıma muhtaç, bir kuru ekmeğe muhtaç bir sürü vatandaşımız var. Bir elin verdiğini öbür el görmeden bu işleri pek ala sessiz sedasız halledebilirsiniz. Yani yarım eden alanı, alan da yardım edeni görmemeli. Görmemeli diyorum çünkü bu işler hassas işler. Sapla samanı birbirine karıştırmadan, yardımlarımızı ona göre yaparsak, Allah katında daha büyük sevaplar kazanılacağına inancım sonsuz.

Somali Neden Düşünülmedi?

Yukarıda bazı iftar programlarıyla ilgili bazı şeyleri dile getirdim. Umarım bu yazılardan bazıları ders çıkartır. Ama benim anlamadığım bir şey. Bu ülkenin Başbakanı, Bakanı, Sivil Toplum Kuruluşları, Yardım kuruluşları, Afrika Kıtası'nda açlık ve kıtlık çeken milyonlarca insan ve çocuk için yardım çağrısı yaparken, bizim Büyükşehir Belediyesi'nin 12 ilçede vermiş olduğu ve vereceği iftarlara son derece karşıyım. Geçen akşam Kavaklı Sahili'nde Büyükşehir Belediyesi'nin verdiği iftar yemeği son derece traji komikti. Çünkü öğrendiğim kadarıyla, Yazlıktan Ulaşlı'ya kadar gönülsüz pek çok insan iftara getirilmiş.

H H H

Siyasilerin şov uğruna, yandaşlarına para kazandırma uğruna yaptıkları bu siyasi komediyi içime sindiremiyorum. Çünkü o kadar çok pide, su ve yemek israfı olmuş ki, anlatanın yüreği sızlıyor. Oysa, Büyükşehir Belediyesi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi gibi Afrika'da bulunan Somali'ye Etiopya'ya yardım yapsa bana göre daha büyük bir sevap kazanırdı. Gerçekten artık bu iftar komedisine bir son verin. Buna kendinizde benim gibi inanmıyorsunuz ama, yapmak zoruna olduğunuz için yapıyorsunuz. Bunu da biliyorum.

Allah kabul etsin ama, Afrika'da çocuklar açken o iftar nasıl boğazınızdan geçti...

 

Geri izlemetrackback
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.