Anzer balı üzerine - Piranalar

[-]Normal[+]

  Amazonlarda Amerikalı çiftçiler nehrin bir tarafından diğer tarafına büyükbaş hayvanlarını geçirirken önce bir kaç tanesini feda ederler. Çünkü amazonlar et yiyen pirana balıklarının yatağıdır. Bir iki hayvanı nehre saldıklarında piranalar anında oraya üşüşür ve kısa bir süre içerisinde bu hayvanların sadece kemikleri kalır. Çiftçilerse hayvanlarını karşıdan karşıya getirmeyi başarmış olarak evlerine dönerler veya her ne ise nereye gidiyorlarsa oraya giderler.


Hayatta da bunun nice örnekleri vardır. Dünya böylesine değişik örneklerle doludur. Bir şeyleri kazanmak uğruna mutlaka bir şeyler feda edilir. Amma velakin piranalar sadece bir kaç baş hayvanla yetinmeyecekse, o zaman ne yapacaksınız? Gün geçtikçe çoğalan piranalar bakmışsınız ki, sürünün bir kaç tanesini değil tamamını istiyor. İşte o zaman yandınız. Bir anda milyonlarca pirananın karşısında yaşadığınız çaresizlik bütün büyükbaşları adına bufalo deyin, bizon deyin, öküz deyin ne derseniz deyin. Lime lime olup giderler.


Bir de amazon kadınları vardır. Savaşçı ruhlu, erkeklerden daha cesur ve kendilerini en büyük kahraman olarak gören amazon kadınları. İyi bilin ki piranalar bir tek o amazon kadınlarından çekinirler. Nasıl bir şekle bürünüyorlarsa veyahut amazon nehrine girmeden önce üzerlerine nasıl bir koku sürüyorlarsa veya her neyse yani ne yapıyorlarsa piranalar onlara kesinlikle zarar veremezler. Kovboylar amazon kadınları karşısında çaresizdirler. Ne silahla ne bilek gücüyle hiç bir şekilde amazon kadınlarını yenemezler. Bütün umutları piranalardır. Amazon kadınlarının üzerine onlar nehre girdikleri sırada piranaları salmak için ellerinden gelen her türlü çabayı sarf ederler. Amazon kadınlarının yüzdüğü yerlerin yakınlarına bir kaç büyük baş hayvan bırakıp piranaları o bölgeye doğru çekmeye çalışırlar. Ama bütün bu ali cengiz oyunları amazon kadınlarına vız gelir tırıs gider. Piranalar bir kaç yüz metre yaklaştıkları amazon kadınlarına bırakın saldırmayı yanlarına dahi yaklaşamazlar. Sadece o aptal kovboyların bıraktıkları yemleri afiyetle yiyip sonra tekrar yuvalarına yani geldikleri yere dönerler.
Buradan da şu çok rahat bir şekilde ortaya çıkıyor ki, kimi zaman günümüz erkekleri de pirana şekline girseler de delikanlı bir yiğit kadınlar karşısında çaresiz kalırlar. Amazon kadınları bilin ki sadece Amerika kıtasında değil, Türkiye'de de fazlasıyla ve ziyadesiyle mevcuttur.

Anzer balı üzerine


Sevgili dostum Selahattin Koç ile her buluştuğumda cennet Türkiye'nin çeşitli köşelerinin muhabbetini yapar oradan çıkan ürünlerini masaya yatırırız. Sevgili Selahattin sağ olsun dün yine beni ziyarete geldi. Sözünün eri mert bir adamdır. Konu nereden gelip yolunu bulduysa Anzer balına kadar geldi. Önce Anzer yaylasından başladığımız turda Trabzon'un mahallelerine kadar dolaştık. Malum dünyanın tek ve en meşhur balı Anzer balıdır. Her ne kadar üretimi geçtiğimiz yıllara göre azalsa da yine de Anzer balı özelikle şifa arayan insanlar için olmazsa olmaz ürünlerden biridir.


İçinde 21 adet bir türlü ismini söyleyemediğim madde bulunan Anzer balının tam teşekküllü hali ile kilosunun 1.500 liraya kadar çıktığını ifade eden sevgili Selahattin Koç, o ürünü bulmanın çok zor olduğunu lakin kendisinin 21'lik değil ama 18'lik Anzer ürününden temin ettiğini ifade etti. Böylesine bir balı yemek, sofraların değil ruhun ve vücudun en büyük gıdasıdır. Genelde çeşitli rahatsızlıklar nedeni ile Anzer balının tüketildiğini ifade eden sevgili Selahattin Koç, geçtiğimiz yıl Trabzon'a gittiğinde 3.250 metreye kadar çıkmış, oranın havasını solumuş ve suyunu içmişti. Hatta dönüşte dünyanın hiç bir yerinde yetişmeyen işte o Anzer balını yapan çiçeklerden de amcasının oğlunun bir demet topladığını ve yürüyerek aşağıya doğru indiklerinde bir turist kafilesi ile karşılaştıklarını ifade etti.


Çiçeklere hayran kalan bir turist kadının amcasının oğlundan o çiçekleri istediğini söyleyen sevgili Selahattin, elinde büyük bir sevgi ile muhafaza ettiği o güzelim çiçekleri amcaoğlunun turist kadına vermeyip "Kusura bakmayın hanımefendi ben bu çiçekleri eşime vermek için topladım" dediğini ifade ediyor. Lakin turist kadının Selahattin'in amcaoğluna söylediği sözler çok daha ilginç çünkü o güzel turist kadın aynen şöyle söylüyor "Sırf şu çiçeklerin benim olması için sizin karınız olmayı çok isterdim" buradan şuraya geliyoruz. Türkiye bir cennet, dört mevsimin birden yaşandığı 7 coğrafi bölgesi olan bir yanda kayak yapılırken diğer yanda insanların kendini Ege ve Akdeniz'in sıcak sularına bıraktığı cennetten bir mekan. Çiçeklerin en güzelinin, meyvelerin en şahanesinin ve en lezizinin bulunduğu tek ülke Türkiye. Bir kadının Anzel yaylasından bir tutam veya bir demet çiçek edinebilmek için keşke sizin karınız ben olsaydım, dediği müthiş bir ülke Türkiye.


Neresinden bakarsanız bakın güzel, nereye giderseniz gidin doğa ve tarih kokan müthiş bir yer. Bugün dünün güzellikleri ile Selahattin Koç'un ziyaretini birleştirip sizlere Anzel yaylası ve Anzel balından bahsettik. Bilmem Anzel balı tadınız var mı? Şifa için değil ama onun nefis tadı için Anzeli Selahattin'e bir sorun gerektiğinde o size nasıl temin edileceğini söyler.

Geri izlemetrackback
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.