Benim adım kırmızı, bir de beyazım var

[-]Normal[+]

İnsanlar yaşadıkları yerlerin ruhunu taşırlar. Ve aynı zamanda insanlar, hangi adı taşıyorsa onu yansıtırlar.

Benim adım kırmızı, ama bir de beyazım var.

Çünkü ben, Kurtuluş Savaşı'nda Ata'larımın denizleri dahi sil kanlarıyla kırmızıya boyadıkları için varım.

Bir akşam vakti oluk oluk akan kanların üzerine ay da aksedince işte ben doğmuşum.

Benim adım kırmızı, bir de beyazım var.

Yani, ben bayrağım. O'nun adına da TÜRK BAYRAĞI diyorlar.

Ben onunla yaşıyorum. Varlığımı ona borçluyum. Onun sayesinde başım dik, alnım açık, hür ve bağımsızım.

Ben ancak onun için yürürüm. Onun için haykırır, onunla birlikte dalgalanırım.

Gayrısı beni hiç ilgilendirmez.

Kimin ne dediği, ne söylediği kadar aslında daha önemli olan söylenmeyenlerdir.

Bazı şeyleri birlikte söylediğimiz için benim adım BAYRAK.

Ben bütün benliğimle türk Bayrağının özünü yansıtırım.

Başka ne hinlik, ne de cinlik bilirim.

Çünkü bayrakla oyun olmaz. Bayrağa hasetlik olmaz. Bayrağa saygısızlık hiç olmaz.

Eğer kırmızı ve beyaz renklerle benim hürriyet ve istiklalimin sembolü olan O bayrak olmasaydı, kim bilir bizim halimiz nice olurdu.

İşte onun içindir ki, benim adım kırmızı, bir de beyazım var.

Başımı göğe doğru çevirdiğimde yıldızları görürüm. Pırıl pırıl bütün gökyüzünü aydınlatırlar.

Ama ben bütün yıldızların üstünde tüm ihtişamıyla aya bakarım.

Onun ortasında mutlaka bir de yıldız olur. Kapkaranlık gökyüzünü onlar aydınlatır.

Binlerce yıldız aslında bizim bayrağımızdaki yıldızın ta kendisidir.

Ay bir tane olsa da, yıldızlar milyonlarcadır.

Ay deyince ben Türkiye'yi anlarım. Türkiye'de bir tanedir.

Yıldız da bizleriz.

Yani, milyonlar.

Bayrağımız onun için kutsal ve ihtişamlıdır. Dalgalandığı her yerde Türk milletini yansıtır. Kimi denizlerde, kimi havada, kimi karada...

Statlar da her maç öncesinde binlerce yıldız aya doğru bakarak İstiklal Marşı'nı söylerler.

Benim adım kırmızı, bir de beyazım var.

Mehmet Akif'i çok severim. Çünkü dünyada hiç bir milli marş bizimkine benzemez. Ne sözleri, ne özü, ne de söylenişi.

Aslında Mehmet Akif'e bakarsanız, Arnavut kökenlidir. Ama en hasından, en alasından, en baba yiğidinden Türk oğlu Türk'tür.

Mevlana da bakın ne diyor: "Benim Farsça konuştuğuma bakmayın, özüm Türk'tür"

İşte onun içindir ki, Büyük Önder Atatürk onurla ve gururla "NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE" demiştir.

Bu ülkeye vatandaşlık bağıyla bağlı olup, bayrağını her şeyin üstünde tutan, O'na sahip çıkan ve O'na aşık olan herkes aslında birdir. Bir bütündür.

Başkasını ancak ve ancak başka türlü olanlar düşünür, başka türlü olanlar söyler.

Benim adım kırmızı, bir de beyazım var.

Gölcük'ten Değirmendere'ye doğru Kerimağa rampasından çıkmaya başladığımda sağa doğru gözüm kayar. Aslında gönlüm kaymıştır da, gözlerime komut verip, o tarafa bak demiştir.

Orada kendimi görürüm. Garnizon içerisinde en hakim tepede dev bir Türk bayrağı, nazlı bir gelin gibi süzülmekte ve ruhuma coşku verir şekilde yiğitce dalgalanmaktadır. O'nun tatlı rüzgarının, güzel esintilerini yüzümde hissettiğimde birden beynimden ayak parmaklarıma kadar tüm vücudumu derin bir oksijenin kapladığını hissederim.

Bir anda kükrerim. İçim bir hoş olur. Zaten var olan, kendime olan güvenim bir kat daha artar.

Eve kadar bu duyguları yaşayarak giderim.

Benim adım kırmızı, bir de beyazım var.

Kırmızı işin büyük bir bölümünü ve bütünü kaplar. Aslında ay ve yıldız bize kırmızının niçin olduğunu anlatır.

Oda şudur; ay ve yıldız bizleri aydınlatır, bizleriaydınlığa kavuşturur. Yıldız bir ışıktır. Işığı gördüğünüz sürece karanlıklardan korkmazsınız.

Kırmızı şehit kanlarımızın sembolüdür ya, O'nun üzerindeki ay ve yıldız da bizleriz.

Bizlerin bütününü de son Türk devleti olan ve ilel ebed payidar kalacak olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin temsilidir.

Yani, dünya durdukça bu ülkenin üzerinden ay ve milyonlar yıldızların hiç bir zaman eksilmeyeceği, gözyüzünden yeryüzüne doğru "Ey Ata'm! Sen al kanını boşuna akıtmadın. Ey Şehit oğlu Şehit ecdadım! Bizler oldukça bu ülkede başka bir bayrak dalgalanmayacak"

Benim adım kırmızı, bir de beyazım var.

İnanmayan gider bakar. Nüfus kağıdımda da aynısı yazar. Vatandaş hanesinin karşısında büyük harflerle T.C. yazmaktadır. Yalan mı?

Geri izlemetrackback

toplam 1 yorum|yorum rssrss

  • tebrikler sayın şenemre.

    sayın şenemre yıllardır yazılarınızı takip ederim.gündemi yakından takip ediyor taşı gediğine koyuyorsunuz...fakat bu yazınız daha başka gönül telini titreten,duygularımıza tercüman olan bir makale olmuş tebrikler..ayrıca pazar günü gerçekleştirilen etkinlikteki katkılarınızdan dolayı tebrik ediyor dik duruşunuzdan dolayı kutluyoruz.

    çelik | KatılıyorumKatılmıyorum (5.0/10 puan) | 22 Aralık 2009 06:49

Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.