Ellerinizi yıkayın…

[-]Normal[+]

Geçen hafta en çok konuşulan ve tartışılan konulardan biri Domuz Gribi oldu.

Ankara'da bir özel okulun tatil edilmesi, Sağlık Bakanlığı'nın ithal ettiği aşılar ve korunma yolları yazıldı, çizildi. Oysa yapılacak tek bir şey var salında; el yıkamak...

Hastalık öksürme, aksırma sırasında direkt solunum yolu ile bulaşabileceği gibi, ortamdaki kapı kolu, masa, sandalye, telefon, klavye gibi cansız yüzeylerden eller vasıtasıyla da bulaşabiliyor. Dolayısıyla dikkat edilmesi gereken en önemli konu, özellikle okul ve işyeri gibi ortamlarda ortak kullanımda olan yüzeylerin temizliği.

Ellerimizi en az 30 saniye ve sık sık bol sabun ve suyla yıkanmak, insanlarla kucaklaşma, tokalaşma gibi yakın temastan kaçınılmak, öksürme ve hapşırma sırasında ağız ve burunu bir mendil ile kapatmak ve bu mendili kullanıldıktan sonra çöpe atılmak, ev, iş yeri tipi yaşanılan alanları sık sık havalandırılmak ve vücut direncinin arttırılması için yeterli ve dengeli beslenmek şu an için bizlerinden elinden gelenler...

Sonrası mı? Keneye karşı pantolon paçalarımızı çoraplarımızın içine sokmamızı öğütleyen yetkililerden, çözüm bulmalarını beklemek...

 

Keyifli bir sürüş için pratik bilgiler...

Ehliyetinizi aldınız, hayallerinizdeki harika araba ise kapınızda bekliyor. Şimdi sıra, yola çıkmadan önce bilmeniz ve dikkat etmeniz gereken küçük ama kesinlikle hayati ayrıntıları öğrenmeye geldi...

Dar alanlara park ederken aynalarınızı kapatın. Sabah geldiğinizde kırık bir ayna ve çarpılmış bir otomobil ile karşılaşmak sizi üzebilir.

Bir önceki maddeyi uyguladıysanız, yola çıkmadan önce aynalarınızı yeniden açmayı unutmayın.

Aracınızı topuklu ayakkabılarla kullanacaksanız paspasın sabit olmasına dikkat edin zira hâkimiyetinizi kaybedebilirsiniz. Arabanızda yedek ayakkabı bulundurmayı ihmal etmeyin. Rahat ve düz babetler bunun için ideal seçimdir. Aksi takdirde yüksek topukların üzerinde geçirdiğiniz koca bir günün sonunda yola çıkmak eziyet haline gelebilir: Bu durumda sadece ayaklarınız değil, sırtınızda ağrıyacağından, yorgunluk ikiye katlanacaktır.

Akşam saatlerinde otomobilinizi aydınlık ve kalabalık yerlere bırakmaya özen gösterin. Tedirgin olursanız, içinizdeki sesi dinleyin başka bir park yeri arayın.

Kış aylarında rezistansı (buğu çözücü) mutlaka çalıştırın.

Dikkatinizi dağıtmaması açısından kontak anahtarınızın takılı olduğu anahtarlığı çok doldurmayın.

Emniyet kemeri takmadan otomobil kullanmayın.

Arka koltukta oturuyorsanız bile emniyet kemeri takmayı ihmal etmeyin. Bu konuda yolcularınızı da uyarın.

Sürüş sırasında cep telefonuyla konuşmayın, mümkünse bluetooth kulaklığı kullanın.

Alkollüyken ve yorgunken otomobil kullanmayın dememe bile gerek yoktur herhalde; nasıl olsa siz bunu biliyorsunuz!

Anahtarı içeride unutma veya kaybetme riskine karşı yedek anahtar yaptırmayı ihmal etmeyin.

Arabada bulundurduğunuz defter, anahtarlık gibi küçük ve "hareketli" eşyaların yolculuk sırasında sabitlenmiş olduğundan emin olun. Böylelikle dikkatinizin dağılmasını engellemiş olursunuz.

Yerde, ani bir fren sırasında pedalların altına girip tehlike yaratabilecek su şişesi, ayakkabı veya yangın söndürücü gibi şeyler bulundurmayın.

Çantanızı çalınma riskine karşı yanınızdaki boş koltukta değil, bagajda veya koltuğunuzun altında taşımaya özen gösterin.

Herhangi bir arıza durumunda sorunu öncelikle otomobilinizin rutin bakımıyla tamirini yapan ustaya anlatıp ne yapmanız gerektiğini öğrenin. Bu tür gerekli telefonları kaydetmeyi unutmayın.

Yalnızken kaza yapmanız veya arabanızın arızalanması durumunda tanımadığınız kişilerin yardım teklifini kabul etmemeye çalışın.

Ehliyet, ruhsat, trafik tespit tutanağı, kasko-sigorta sözleşmeleri gibi önemli belgeleri yanınızdan ayırmamanız gerektiğini unutmayın.

Aracınızın çalınma ihtimaline karşı şase numarasını mutlaka kaydedin.

Reflektör, çekme halatı ve yangın söndürücü gibi gerekli güvenlik malzemelerini arabada mutlaka bulundurun.

Çocukların arka koltuğa oturmalarına özen gösterin. 12 yaşından büyük ama boyu kısa çocukların hava yastığından zarar görmemeleri için arka koltuğa oturmaya devam etmeleri gerekiyor.

Yakıt seviyesini kontrol edin, "Otomobil, gösterge ışığı yandıktan sonra da 15 km gider" denmesine bakmayın ve gösterge ışığı yanmadan akaryakıt almaya özen gösterin.

Akaryakıt istasyonlarında aracınızın benzinli mi, dizel mi olduğunu istasyon görevlisine söylemeyi unutmayın.

Doğru frenleme için balatalarda birikecek tortulara karşı aracınızı düzenli olarak yıkatın.

Zor durumda kalmamak için silecek suyu ve silecek lastiklerini özellikle kış aylarında kontrol edin.

Kış soğuklarında donmuş olabileceklerini düşünerek, sileceklerinizi kullanmadan önce üzerlerine ılık su dökmeyi unutmayın.

Soğutma kabı içerisindeki sıvı (antifriz) seviyesine dikkat edin.

Yedek far ampulü bulundurun.

Yedek lastik bulundurun.

Naylon çorap, (özellikle eski model bir arabanız varsa) geçici bir süre de olsa kopmuş bir kayışın yerini tutabilir.

Aracınızın rutin bakımlarını yaptırmayı ihmal etmeyin.

Lastik hava basıncını kontrol ettirin.

Lastik diş derinliğini kontrol ettirin.

Kış aylarında mevsime uygun lastikler kullanmaya özen gösterin. Yeriniz yoksa bazı servisler bunları depolamak konusunda size yardımcı olabilir.

Lastiğinizin yol tutuş özelliklerini bilmeniz, doğru zamanda ve yerde fren yapmanızı ve doğru yerde durmanızı sağlar.

Boş olduğunuz bir gün tek başına lastik değiştirme antrenmanı yapın. Bu iş için gereken malzemelerin her zaman aracınızda bulunduğundan emin olun.

Aracınızda hamile biri varsa emniyet kemerini karnının altından bağlaması gerektiğini hatırlatın. Hamile sürücü ve yolcular doktorlarının telefonunu görülebilecek bir yere not etmelidir.

Direksiyon başında uzun saatler geçirecekseniz, boyun veya sırtınıza yastık koyabilirsiniz. Dik oturmanız, yolculuk sonrası günlerce sırt ağrısı çekmenizi önleyecektir.

Klimayı kontrollü biçimde kullanmaya çalışın, böylelikle soğuk algınlığı veya eklem ağrılarından kaynaklanan sorunlar yaşamazsınız.

Arabayı başka biriyle dönüşümlü olarak kullanıyorsanız yola çıkmadan önce koltuğunuzu ve dikiz aynasını kendinize göre ayarlamayı unutmayın. Böylece saatler boyunca rahatsız oturmaktan, şekilden şekle girmekten kurtulmuş olursunuz.

Bagajda standartlara uygun bir sağlık çantası bulundurmanız gerektiğini unutmayın. Herhangi bir kaza durumunda ihtiyaç olabileceği düşüncesi ile cüzdanınızda ya da otomobilinizi torpido gözünde kan grubu ve sigorta kartlarınızı bulundurun.

Kullandığınız ilaçların dikkatinizi dağıtacak etkileri olamamasına özen gösterin.

 

Can Dündar sever misiniz?

Sonbaharın en güzel günlerini yaşıyoruz... Sebepsiz bir sükunet, hatta belki de hüzün var herkesin içinde, yüzünde... Okuyucularımızdan Büşra A.'da böyle düşünmüş olacak ki, sizlerle paylaşmam için Can Dündar'ın güzel bir yazısını göndermiş... Buyurun, okuyun...

"Bahar, gelme üstüme...

Sen ki en cilvelisisin mevsimlerin, afrodizyakların en etkilisi, sevdanın suç ortağısın.

Yapma bunu bana!

Bahar, yalvarırım çek git işine!

Salma üstüme çiçeklerini, aklımı çelme!

Her sabah çimenlerin çiyden ürpererek uyanıyor bahçemde; sonra güneşle oynaşıp tütsülenmiş gibi buğulanıyor. Ne zaman sokağa çıksam badem ağaçları salkım saçak çiçek... Kavaklar kıpır kıpır, ıslık ıslığa meltem... Kırda dayanılmaz bir kekik kokusu, toprakta türlü çeşit börtü böcek... Yapma bunu bana bahar, böyle üstüme gelme!

Zaten damarlarıma zor zapt ediyorum kanımı... Çoktan cemreler düşmüş beynime, yüreğime... Kalbimin buzları erimiş. Göğüs kafesimde neidüğü belirsiz bir kıpırtıyla geziyorum nicedir... Bir de sen çıldırtma beni...

Krizdeyim ben... Tembelliğin sırası değil, uyamam sana... Al git serçelerini sabahlarımdan, çağlalarına, kokularına hakim ol. Meltemlerine söyle, deli gibi ıslık çalıp sokağa çağırmasınlar beni... Bulutların üşüşmesin başıma... Girme kanıma benim... Yoldan çıkarma!

Sen ki en cilvelisisin mevsimlerin, afrodizyakların en etkilisi, sevdanın suç ortağısın. Kıyma bana!

Biliyorum çünkü yine kandırıp yeşillendireceksin aşka; gövdemi azdırıp sonra birden çekip gideceksin. Tam kanım kaynamışken sana, toplayıp allarını morlarını, beni bir kuraklığın ortasında terk edeceksin... O iple çektiğim ışığın, dayanılmaz olacak o zaman... Ne o delişmen sabahlar kalacak, ne günaha çağıran çapkın eteklerin uçuştuğu günbatımları.

Tembel kuşların şakımaktan bitap, ebruli çiçeklerin kokmaktan... Buselerin nemi kuruyacak çöl rüzgârlarında... Yeşerttiğin çiçekler, yürekler solacak; damar damar çatlayacak ruhumuz... Hayat, bir ezik otlar diyarına dönüşecek yeniden... Yüreğim viraneye...

Her bahar sarhoşluğu gibi, geçecek bu sonuncusu da... Ebedi bahar, bir başka bahara kalacak.

İyisi mi, hiç azdırma ruhumu bahar...

İş açma başıma...

Git işine!

Yoldan çıkarma beni!"

 

Aklımda kalanlar...

"...Düşünce yürütmek istediğim an cümlem donup kalıyor; Yüreğimin iniltisinden başka bir şey işitmiyorum artık. Ustalıklı davranamayacak kadar çok seviyorum seni. Sevgim ne kadar çoğalıyorsa seninle konuşmasını o kadar az beceriyorum. "Kafa aşkı"... Ne cevap vereyim istiyorsun buna? Seni bütün ruhumla seviyorsam, kafamla yüreğimi nasıl ayırt edebilirim?..."

Andre GIDE - Pastoral Senfoni

 

Unutmayın!

· 19 Ekim Pazartesi, Zilkade: 1430, Ağaç dikme çelikleme zamanı

· 22 Ekim Perşembe, Sanat Bayramı ve Haftası, Bağ Bozumu Fırtınası

. 23 Ekim Cuma, Güneşin Akrep Burcu'na girmesi, fırtına, PTT'nin kuruluşunun 168.yıldönümü

· 24 Ekim Cumartesi, Türkiye Âşıklar Şöleni, Birleşmiş Milletler Günü

· 25 Ekim Pazar, Saatlerin yaz saati uygulamasının sona ermesi nedeniyle 1 saat geri alınması, suların soğuması

 

 

Geri izlemetrackback
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.