Hep düşünürüm, "Ateş düştüğü yeri yakar".
Biz "ah ah, vah vah Allah rahmet eylesin" derken ateşin düştüğü yerlerde göz yaşları sel olup gitmektedir.
Biz o anda yaşadığıma şükreder, ölenlere de rahmet dileriz.
Kimi acı haberlerde sizin de içiniz alev alev yanar.
Üzüntünüzü ifade edecek kelimeler bulamazsınız. O an her şey durmuş ve allak bullak olmuşsunuzdur.
İşte dün de benim için böyle acı ama, onun yanında da yaptığımız iş nedeniyle gurur duyduğumuz günlerden biriydi.
Sabahın eken saatlerinde Değirmendere Temsilciliğimiz ve Gazetemizin açılış merasimi nedeniyle hazırlıklarımızı heyecanla sürdürürken, aldığımız bir telefonla donup kaldık.
Arayan Berna'ydı. Birkaç gün önce İngiltere'den hem kendisinin, hem de kardeşim Nebiye'nin sınıf arkadaşı Ece'nin yanından gelmişlerdi.
Ama sabahın köründe Berna, bana İngiltere anılarını anlatacak değil di ya.
İçime bir şüphe düşmüş ve içim daralmıştı.
Erden Türkeli'nin yani, Ece'nin babasının vefat ettiğini söylüyordu.
Nasıl donup kalmayalım ki? Aile dostumuz, can dostumuz Erden abi hiç beklemediğimiz ve ummadığımız bir anda hakkın rahmetine kavuşmuştu.
Geçirdiği kalp ameliyatı sonrasında uzun bir müddet sağlık sıkıntısı çekmeyen değerli Erden ağabeyim bir süre önce yeniden kalple ilgili problemler yaşayınca yeniden hastaneye yatmış, burada yapılan anjio sonucunda da kalbine stent takılmıştı.
İşte o sıralarda içime bir kurt düşmüş, kendi kendime "Allah Allah" demiştim.
Demek ki Erden abi önemli bir sağlık problemi yaşıyordu.
Stent takılması pek hayra alamet değildi. Ama biz de hiç bir zaman kendisine ölümü konduramamıştık. O'na sağlıklar diliyorduk, ama acı haberini aldık.
Rahmetli Vecdi abimin çok yakın arkadaşıydı. Ailemizin ve rahmetli ağabeyimin üzerinde çok emeği vardır, hakkı vardır, dostluğu vardır, kardeşliği vardır. Vel hasıl var oğlu, vardır.
Tam bir centilmen, son derece dürüst ve her zaman adam gibi adam olmasını bilip öyle kalmış, öyle yaşamış ve hayattan da öyle göç etmiştir.
Kimseyi kırdığının, yüksek sesle konuştuğunu görmedim. Son derece yumuşak huylu ve son dereceyapıcı bir insandı.
Eşi Sema ablam da aynen öyle son derece hanımefendi, kibar ve naif insanlardır. Kızları Ece evlendikten sonra İngiltere'ye yerlişmiş ve burada yaşamaktaydı.
Erden abi ve sevgili eşleri Sema ablamın bir tek evlatları vardı, o da güzel kızları Ece ve Ondan olan torunları.
Rahmetli Erden abi sık sık bana minik torununu anlatırdı. O'nu ne kadar çok sevdiği her cümlesinden açık ve net bir şekilde belli oluyordu.
Bizim sohbetlerimiz öyle dakikalarla sınırlı kalmazdı.
Bir araya geldiğimizde saatlerce sohbet ederdik. Hiç bir zaman sıkılmaz ve saatler süren sohbetimizin neticesinde zamanı geriye alıp, tekrar sohbet etmek isterdik.
İşte böylesine bir ağabeyi, böylesine bir aile dostunu ve böylesine içi vatan ve bayrak sevgisiyle dolu çok değerli bir yurtseveri kaybettik.
İnsanlar doğdukları anda bu kainatta öleceklerini bilen tek varlıklardır.
Geldiğiniz gibi gideceksiniz.
Nasıl geldiğiniz çok önemli olsa da, ondan daha önemlisi nasıl gittiğinizdir.
Hani, "Yiğit namıyla anılır" derler ya, işte bu dünyadan çok değerli bir "YİĞİT"i uğurladık. O'nun adına Erden Türkeli diyorlar.
12 Eylül sonrasında kurulan ANAP'ın kurucuları arasında yer alan, Gölcük Belediye Meclis ve Encümen üyeliklerinde bulunan son derece çalışkan, başarılı ve dürüst bir iş adamı olan Erden Türkeli ardında iyilikler, güzellikler ve her zaman O'nu iyiliklerle yad edecek dostlar bırakarak hakkın rahmetine kavuştu.
Onun için neleri yazsak, neler söylesek azdır.
Gerçekten çok değerli dostu ve ağabeyi kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşarken, O değerli insana Allah'tan rahmet, kederli ailesine sabırlar ve başsağlığı diliyorum. Allah rahmet eylesin, ruhu şad mekanı da cennet olsun.
Bu yazı Gündem bölümü’nde 06.02.2010 tarihinde yayınlandı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
Etiketler:
cenaze,
değirmendere,
kalp krizi,
toplam 1 yorum|yorum rss
fulya | KatılıyorumKatılmıyorum (5.0/10 puan) | 06 Şubat 2010 12:01
Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.