Dün açılışından sonra ilk kez gittiğim Ford Otosan Kocaeli Fabrikası'na gerçekten hayran kaldım.
Öncelikle yazıma, Ford Otosan Fabrikası'nda edindiğim izlenimlerimi sizlerle paylaşarak başlamak istiyorum. Ford Otosan Fabrikası'nın 2001 yılında yapılan açılışında, ben o zaman Anadolu Ajansı Kocaeli Bölge Müdürlüğü'nde görevliydim. O zamandan bu yana ilk kez gittim Fodr Otosan Fabrikası'na. Gidişimin nedeni, Ford Otosan'ın Kocaeli Sanayi Odası'nın düzenlediği "Şahabettin Bilgusu Çevre Ödülleri" ni 4'üncü kez almasıydı.Yapımı aşamasında oldukça çalkantılara ve spekülasyonlara neden olan Ford için, çevreciler "Seka Fidanlığı" nı vermeyiz diye ayağa kalktılar ama, dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ise, "Ford istesin Çankaya'nın bahçesini vereyim" diyerek, bir yerde tartışmalara nokta koymuştu. O günleri yaşayanlar hatırlayacaktır, Seka Fabrikası'na ait Seka Fidanlığı için epeyce bir yaygara koparılmıştı. Ama dün gördüm ki boşuna yaygara yapmışız hepimiz. Adamlar bir fabrika kurmuşlarki her ülkeye, her yere nasip olmaz böyle bir fabrika.
O zamanın sınırları içinde İhsaniye Beldesi sınırları içinde yer alan Ford Otosan Fabrikası içinde barındırdığı yaklaşık 7 bine yakın insanla, ayrı bir dünya sanki. Dün sabah fabrika içinde evsahipliğimizi yapan sevgili Haydar Yenigün, biz basın mensuplarına yaptığı sunumda Ford Otosan Fabrikasını bütün detaylarıyla anlattı. Oldukça keyifli sunumun ardından söz alan, Çevre Mühendisi ve ekip lideri Ela Yılmaz Akdeniz, çevre konusunda yaptıkları çalışmaları en ince noktasına kadar anlattıtığında, Ford'un bu ödülü ve hatta ödülleri fazlasıyla hakettiğine kanaat getirdim
Sunumların ardından Endüstri Mühendisi Gamze Erdem önderliğinde, fabrika sahasını gezmeye başladık. Ancak fabrika sahasını gezdiğimiz araç Kocaeli Fuarı'nda bulunan ve gölün etrafında tur atan treni anımsattı bana. Upuzun bir aracın içinde kaulaklarımızda kulaklık, gözlerimizde özel gözlüklerle yaptığımız fabrika gezisinde, konularında uzman liderler, Ford Transit ve Connect hakkında biz basın mensuplarına çok değerli bilgiler verdiler. Ama bir arabanın A'dan Z'ye nasıl yapıldığına ilk kez şahit oldum. Yani nasıl bir çocuk 9 ayda dünyaya geliyorsa, bir arabanın yapılması ve piyasaya sürülmesi de, bana göre aynen eşdeğer bir olay.
İş güvenliğinin, sağlığının ve çevrenin ön planda tutulduğu Ford Otosan'da işçiler bir makine düzeninde çalışırlarken, en büyük yardımcıları hiç kuşku yok ki, imalat aşamasında kullanılan robotlar. Robotlar o kadar ahenkli çalışıyorki, o robotları izlemek bile büyük bir keyif. Peki çalışanlara ne demeli, sanki dantel işler gibi üzerinde çalıştıkları arabaların üstlerine titriyorlar. Ama sevgili okurlar, gerçekten araba deyip geçmeyin. Nasıl piyasaya sürüldüklerini görseniz, hangi evrelerden geçtiğini görseniz, kesinlikle bir daha aracınızı hor kullanmazsınız.
Fabrika sahası gezimizi hoş dakikalar içinde geçirdikten sonra, öğle yemeği için tam bir çevre harikası olan Sevgi Ormanı'na geçtik. Sağolsunlar bizler için nefis bir menü hazırlamışlar. 50. Yılını kutlayan Ford Otosan'a da bu yakışırdı zaten. Hep birlikte öğle yemeğimizi yerken, bir yanda da birbirimizle kaynaşıyorduk. Daha sonra toplu olarak fotoğraf çektirerek, bu anlamlı günü ölümsüzleştirdik. Bende son olarak Ford Otosan'ı, çevreye gösterdiği önem ve duyarlılığından ötürü teşekkür ediyorum ve aldığı ödülleri ne kadar hakettiğini gözlerimle gördüm.
Fabrika Müdürü Haydar beyin şahsında, tüm Ford Otosan çalışanlarına başarılar diliyor ve hayırlı kazançlar temenni ediyorum.
Bu yazı Gündem bölümü’nde 12.06.2010 tarihinde yayınlandı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
Etiketler:
kocaeli,
ford,
fabrika,
Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.