Ford Ve Üniversite

[-]Normal[+]

Gölcük birçok yönden şanslı. Bütün dünyada bu zamana kadar adını Donanma ve Tersane Kenti olarak duyuruyordu. Şimdi ise dünya devi Ford ile de Gölcük dünyanın gözde kentleri arasında.

Bu konuda ne kadar gururlansak azdır. Ancak böylesine önemli kentlere de, önemli kurumlar yakışır.

Mesela; bir Üniversite gibi. Gölcük'te her ne kadar iki Yüksek Okul olsa da, bunlar halk tabiriyle ilçemizi kesmez.

İlle de Üniversite isteriz.

Dolayısıyla bu istek, Gölcüklü etkili ve yetkili büyüklerimiz tarafından Ford'a iletilmelidir.

Devlet yer olarak Hasaneyn Köyü'nün Yasakdüzü Yaylası'nı tahsis eder, Ford'da inşaatı yapar.

Ve Gölcük müthiş bir Üniversiteye kavuşmuş olur. İlçemizin böyle bir hakkının olduğuna inanıyorum.

Üstelik biz Ford'un kurulma aşamasındaki süreç içerisinde zamanın Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in "Çankaya'nın bahçesini tahsis ederim" fikrine katılmış ve Ford'un ilçemizdeki kuruluşuna Gazete olarak da büyük destek vermiştik.

Şimdi Gölcük halkı adına böyle bir hakkımızın olduğuna inanıyorum.

Çünkü Gölcük, neticede bir Üniversiteyi her şeyiyle hak ediyor.

Bunu neden Ford yapmasın?

Koskoca bir dünya devi bunu yapabilecek güç ve kudrettedir. Üstelik eğitim, hepimiz için de gerekli.

Bu Üniversitenin içerisinde makina, elektrik, işletme gibi birçok dallar da olur ve bu insanlar Ford'un yaptığı Üniversiteyi bitirdikten sonra, onun fabrikasında da çalışma imkanına kavuşurlar.

Ülkemizin gençleri de Ford'a olan şükran ve minnet borçlarını dünya devinde çok çalışarak, çok üreterek ödemiş olurlar.

Evet bir süre önce ilçemize bir Üniversite kurulması adına Kocaeli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sezer Şener Komsuoğlu ile uzun bir görüşme yapmış ve Gölcük için üzerine basa basa bir Üniversite istek ve arzumuzu dile getirmiştim.

İzmit'li Gazeteciler sordular..

İzmit'li Gazeteciler dün benimle görüşme yaptılar.

Gazeteciler arasında 12 Eylül'de yapılacak olan "EVET", "HAYIR" oylamasında ne diyeceğimi sordular.

Herhalde önümüzdeki günlerde bunları da yayınlarlar.

Bir kere ben Onlara şunu söyledim "Bu bir referandum oylamasından çıktı. İş aslında çığrından çıktı. İş İmralı'ya kadar uzandı. Meydanlardaki konuşmalar boylara postlara, soylara soplara kadar vardı. Şerefli, şerefsiz lafları kulakları acı bir şekilde tırmalıyor. Miting meydanlarında söylenen sözler ne iktidara, ne muhalefete yakışıyor. Benim bildiğim referandum halka neye oy vereceği konusunda geniş bilgiler verilerek yapılır. Şehrin çeşitli yerlerine referandumla ilgili anayasada değiştirilmesi düşünülen maddeler tek tek yazılır, onun yanına "EVET" oyu verecekler, niçin olumlu oy kullanacaklarını açıklar. Bir yanına da "HAYIR" oyu verecekler, niçin olumsuz oy vereceklerini açıklar. Gazetelere bu minvalde beyanatlar ve duyurular verilir. Televizyon ekranlarında da bunlar vatandaşa kibarca, centilmence ve tatlı bir dille anlatılır. Hadise de sonuca erdiğinde ister "EVET", ister "HAYIR" çıksın herkes birbirini kutlar, birbirine teşekkür eder. Mesele de böylece Türkiye adına kardeşlik havası içerisinde neticelenmiş olur. Ama biz ne yapıyoruz, işi sanki bir genel seçim havasına soktuk, öyle yapıyoruz. Vatandaş oldukça rahatsız. İnsanlar hayret içerisinde. Bu işleri bir türlü girmeye çalıştığımız Avrupa Birliği ülkeleri gibi yapamıyoruz. Kavga ediyoruz. O zaman, bu referandumda benim olumlu oy kullanmam için önemli bir sebep yok. Kavganın her yere yayıldığı bir referandum ve neticesinde çıkacak sonuç ister "EVET", isterse "HAYIR" olsun ülkeyi ne gerilimden kurtaracak, ne de rahata kavuşturacak. Refarandum çalışmalarında ve propogandalarında ne yazık ki ve malesef sınıfta kaldık.

 

Geri izlemetrackback
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.