Gazetecilik zor meslek, hele küçük bir ilçede insanların birbirini tanıdığı ve dost olduğu yerlerde düzeni ve kuralları belirleyip işin en iyisini yapmak en iyisini vermeye çalışmak oldukça zor.
Dışardan bakınca çekersin resmi koyarsın, nasılsa onlarca fotoğraf var koy gitsin diye düşünenler çoğunlukta. Şimdi örnek olarak bir program verelim. Halk Eğitimi Merkezi Müdürlüğü'nün sergileri. Yılsonunda sergilerin toplamı 20 kadar olur. Hepsi bir yerde yapılır. Törenden fotoğraflar gelir. Önce konuşmalar başlar, konuşanlar Milli Eğitim Müdürü, Kaymakam, Belediye Başkanı, kurs öğretmeni, Halk Eğitimi Müdürü, daha sonra en az 10 kursiyere belge verilir, yine protokol ve gelen konuklar belgeleri verir, sonra kurdele kesilir, sergi gezilir, kursiyerlerin toplu fotoğrafı çekilir, ikram yapılır çekilen fotoğraf sayısı en az 50 gel de içinden seç bakalım.
Bugün Kaymakam Bey, Belediye Başkanı ve kursiyerlerin fotoğrafları ile sergi açılışı ve kursiyerleri koyalım diyorum, hepsi 10 fotoğraf gerisi sitem eder. Çok koysak iki sayfa yapmak gerek. Diğer gün başka bir kurs protokol benzer bu kez kimin fotoğrafını koyalım. Dün koymadıklarımızı diyoruz bu kez de katılıp resmi çıkmayanlar sitem eder.
Gelelim bir başka habere bir kaza olmuş birkaç ölü veya yaralı var. Bizim için önemli olan haberin konusu ve kazada yaralananlar. Haberi yazarken 112 acil'i ya da itfaiyeyi yazmaya gerek duymayınca itfaiye sitem eder, 112 acil sitem eder, yardım eden polisler sitem eder. Bir törene katılanları yazarken daire müdürlerini ya da muhtarları atlarsın, ya da dernek ve oda başkanlarını yazmazsın hemen sitem başlar en önemli konuşma biz Gölcük Haber'i çok severiz 20 yıldır okuruz bizim ismimizi yazmamışsınız, yolda hata yapan sürücüye halk isyan eder halkın şikayeti ve gördüklerimiz üzerine bunu da yazarız bu kez minibüsçüler isyanda, kooperatif başkanı arar, vatandaş yola çöp atar onu yazarız yine sitem, adam sapıklık yapar ya da hırsızlık onu yazarız seni öldüreceğim diye sitem eder cezaevinden çıkar senelerce peşinden gezer.
Daha bunun gibi binlerce örnek verebilirim. Bizim meslek güzel bir meslek hareketli heyecanlı monoton olmayan çekici bir meslek bir de bizlerin çektiklerini üste yazdığım birkaç örneği göz önüne alıp düşünürseniz nasıl berbat bir iş olduğunu rahat anlarsınız. Sitem edenlerin hepsi haklılar ama biz ne yapalım. Benim gazetedeki görevim yazı işleri müdürlüğü arkadaşlar haberi çeker bilgiyi alır bana getirir ben yazarım yazarken birinin ismini yazmayı atlarım ya da arkadaşlar birini yazmayı unutur sanki kıyamet kopar, gece yarısı ararlar ziyaret var, sabaha karşı ararlar ziyaret var. Toplantı var bizim arkadaşlar hasta olsa işi olsa bile kıramaz habere gider teşekkür etmeyi bir çoğu unutur ama bir isim yazılmayınca sitem telefonları gün boyu sürer. Telefon edemeyenler yollarımızı kesip sitem ederler.
Evet bunun gibi her gün en az 20 haber işimiz zor. Benim işim zor bizim ekibin işi zor insanlar hep kendilerini düşünüyor. Biraz da bizim ekibin ne şartlarda çalıştıklarını düşünmeliler. Herkes 8 saat çalışırken bizim ekip zaman gelir gece gündüz çalışır, bu tempoda da hata olur. Birileri bunu artık anlamalı. Çalıştığı kurumda bir sayfa resmi yazı yazmayı zor bulanlar düşünsün bakalım ben kaç sayfa yazıyorum. Ekip sayfaları yapıyor, yapılanlar yazılanlar tekrar okunuyor, tashih yapılıyor, son çıkış veriliyor. Tüm şaka yollu sitemlere rağmen bizim için kimsenin kimseden ayrıcalığı yok. Herkese eşit ve adil davranmak için ekip olarak çalışıyoruz, sizlere en iyi ve en güzeli sunmaya bundan sonrada davam edeceğiz.
Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.