Genel istek üzerine

[-]Normal[+]

  Kimi zaman okurlardan ve halktan gelen yoğun istek üzerine sipariş makaleler yazarım. Sipariş diyorum çünkü özellikle bir konuyu üzerine basa basa dile getirmemi istediklerini söylediler.


Malum son günlerin gündemdeki önemli maddelerinden biri de, emeklilerin durumu ve İntibak Yasası. Gerek sokakta gerekse bizzat telefonlarda süper emeklilerden feryat geldi. Hatırlarsınız 20 yılı geçkin bir süre önce rahmetli Turgut Özal'ın başbakanlığı döneminde bir süper emeklilik olayı yaşanmış ve hüsranla sonuçlanmıştı. Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilen yasa sonrasında evini satanlar, arabasını satanlar Ömer Tanta gibi bugün iki trilyon eden Bahçecik'te ki arsasını satanlar, eşten dosttan altın ve döviz borç alanlar şoka girmişti. Bir hayaldi gerçek oldu derken kabusa dönen süper emekliler o gündür bugündür isyan halindeler. Neticede bir çoğu hakkın rahmetine kavuşup bu dünyadan göç etmiş olsa da, geride kalanlar "Yediğimiz kazığı ömür boyu unutamayacağız" diyorlar.


İşte gelen sipariş yani ısrarlı istekler yani umumi arzu üzerine mağduriyetleri bu güne kadar giderilmeyen, açtıkları mahkemeyi kazanamayan, hatta dernek bile kuran alın teri ve emeği kutsal insanlar, İntibak Yasası sonrasında seslerini bir kez daha yükseltip "Bizim durumumuz ne olacak?" demeye başladılar. Allah için şunu söyleyelim o insanlar gerçekten mağdur. Eğer Türkiye'de hak ve adalet peşinde koşuyorsak bunun tesisini istiyorsak süper emeklilerin de o mağdur durumlarını mağrur bir hale getirmek lazım. Daha doğrusu makul bir hale getirmek lazım diye ifade edelim.


Devlette mütekabiliyet yani devamlılık esastır. Ancak süper emekliler kanunu iptal edildikten sonra ısrarla düzeltilmeyince o dönemde devlete güvenenler ki, bunun devletin önemli bir mekanizmasında olan hükümet için söylüyorum. Daha kısacası insanlar kendi seçtiklerine güvenmenin niçin cezasını çeksinler? Mağduriyetleri hala ve neden devam etsin? Hiç kimse bütün bu olanların mantıklı bir açıklamasını yapamıyor. Efendim anayasa mahkemesi iptal etti, diyerek işin içinden çıkamaz ve sıyrılamazsınız. O zaman insana şunu da sorarlar, milletvekillerinin ballı emekliliği yani kıyak emeklilikte anayasa mahkemesi tarafından iptal edildi ama vekiller yeniden kıyak emekli olmalarını sağlayacak kanunu çıkardılar. Mahkeme iptal etti, onlar çıkardılar. İş kendilerine gelince bal börek oluyor da niçin vatandaş gelince zehir zemberek bir duruma dönüşüyor.


Evet Türkiye'de hak ve adaletin tesisi için çaba sarf edeceksek, süper emeklilerin yıllardır alınan haklarının da iadesi gerekmez mi? İşte bir kaç gündür bu konuyu bol bol dinliyorum. Hoş benim Gölcük'te bir yerel gazetede bunları yazmam ve sesi duyurmam yukarlarda ne kadar etkili olacak bilemem ama bilin ki, Gölcük'te ki duyarlı süper emeklilik mağdurlarının yaptığı gibi. Türkiye genelindeki süper emeklilik mağdurları yerel gazeteleri ziyaret edip bir anda Türkiye'de ki tüm yerel gazetelerde bu haklı serzeniş dile getirilse, bakın o zaman nasıl etkili olur görürsünüz.


Aslında hiç bir süper emeklilik mağduru bağırmadan çağırmadan yıllardır devam eden mağduriyetlerinin giderilmesi gerekirdi. Eğer anayasa mahkemesi kanunu iptal ettiyse, o zaman yine insana sormazlar mı, kimden zamanında ne aldıysanız iptal tarihinden itibaren bir aylık süre içeresinde SSK'ya ödenen paraları niçin geri iade etmediniz? Evet bu özellikle yazmamı istenen bir konuydu. Bende aynen yazıyorum.

Türkiye'de futbolun tadı


Zaman zaman çeşitli vesilelerle insanların ağzından SITKIM SIYRILDI cümlesi çıkar. İki kelimeden oluşan bu cümle, müthiş bir hayal kırıklığını anlatır. İşte Türkiye'de hala çözülemeyen ve büyük bir kaosa dönüşen şike olayları ile ilgili binlerce insanın futboldan zevk almadığını biliyorum. Çünkü insanların LİG TV'de yayınlanan maçlar için aldıkları dekoderleri geri iade ettiklerini biliyorum.


Ne kadar enteresan bir şey ki, dünyanın en büyük şovu olan futbola karşı Türkiye'de binlerce insanın sıtkı sıyrıldı. Olayın en büyük mağduru olan Fenerbahçe, nasıl bir alametifarika ise UEFA'nın "Biz karışmayız, kararı Türkiye Futbol Federasyonu verir" uyarılarına rağmen şampiyonlar ligi hakkı elinden alındı. Fenerbahçe isyan ederken sevgili Başkan ki Fenerbahçe'ye büyük hizmetleri dokunmuştur. Dostumun dostu Mehmet Ali Aydınlar, bir kaç gün önce federasyonun genel kurulunda As Başkanlarımızdan Ali Koç'a ithafen ellerini göğe kaldırıp "Yukarıda Allah var" diyor, bir kaç gün sonra ise kandırıldım diyerek Fenerbahçe'yi haklı çıkartıyor ve neticede istifa ediyor.


Şimdi bende has bir Fenerbahçeli olarak büyük bir haksızlığa uğradığımızı düşünüyorum. Altı ay önce de düşünüyordum, şimdi de aynı şeyleri düşünüyorum. Ve şu sorunun mutlak bir cevabını arıyorum "Bu nasıl bir anlayıştır ki, UEFA'ya rağmen Fenerbahçe'yi şampiyonlar liginden men ediyorsunuz. Milyonların sevgilisi bir kulübü tarihinin en büyük mağduriyetine uğratıyorsunuz ve milyonlarca taraftarı isyan ettiriyorsunuz"
Evet milletin futboldan sıtkı sıyrıldı. Tük futbolu bu ağır travmayı nasıl atlatır, bunu kestirmek son derece güç. Ancak bilinen bir gerçek var ki, o da Fenerbahçe'nin son açıklamalar ve federasyon başkanın da söylemleri ile uğradığı büyük haksızlıktır.

Geri izlemetrackback
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.