Allah herkese duygu ve düşünce halisliği versin.
Allah kimsenin kalbini bozmasın. Gölcük, kalbi tertemiz yüreği bayrak sevgisi ile dolu insanlarla dolu. Hemde öyle tek tük değil. Hınca hınç dolu.Biz Atatürk nesliyiz. Onun için pankartlarımızın içerisinde "Atatürk'ün askerleriyiz" yazısı da vardı. Bu kutlu yolculuk çok kısa süre önce başladı. CHP İlçe Başkanı Caner Uzuner, Sivil Toplum Örgütleri ve siyasi partilerimize birlik ve beraberliğimizi sergilemek amacıyla çağrı yapıldığını, Türk Metal Sendikası'nın bize ev sahipliği yapacağını, beni de orada görmek istediğini ifade etti. Bende hay hay diyerek gittim. Neticede merak ediyordum nasıl bir buluşma olacak diye. Son derece samimi ve halisane oldu. Arkadaşlar bana bir onurda bahşederek platformun divan başkanlığı görevini verdiler. İşte hemen kolları sıvayarak bu yürüyüş için ilk adımları attım. CHP İlçe Başkanı Caner Uzuner, MHP İlçe Başkanı İsmail Eroğlu, Türkiye Partisi İlçe Başkanı Av. Yılmaz Keleş, Türkiye Değişim Hareketi İlçe Başkanı Hakan Bıçakcı, İşçi Partisi Yönetim Kurulu Üyeleri, Sendikalarımız, Sivil Toplum Örgütlerimiz ve yılların Gölcük'te ki en eski Sivil Toplum Örgütlerinden biri olan TEMAD güzel oluşumun baş aktörleriydi.
42-43 sivil toplum örgütü temsilcisi aramızdan bir komisyon oluşturarak TEMAD'da birkez daha biraraya geldik. Burada yürüyüş kararı alıp, taşınacak pankartlar ve söylenecek sloganlara kadar her şeyi belirledik. Sonra Türk Harb-İş Sendikası'nın toplantı salonunda bir kez daha bir araya gelerek işte dün yaptığımız o muhteşem yürüyüşün kararını aldık. Ne mutlu bizlere ki samimi düşüncelerimizin Gölcük halkı tarafındanda son derece samimi karşılandığını gördük. Bayrağını alan alana koşmuştu. Atatürk Anıtı, mutlu bir tebessüm içerisindeydi. Alan yine tarihi günlerinden birini yaşıyor, sevgi, kardeşlik ve bayrak için tek vücut oluyordu. Ne kadar güzel bir tabloyduki minicik yavrular hatta ve hatta kundağından yeni çıkmış bebeler dahi annelerinin bebe arabalarında hayatlarının en anlamlı günlerinden birine şahit oluyordu. Kimi çocuklarımız ise ağaçlara kadar çıkmış Türk Bayrağını sallıyorlardı.
Yürüyüş sırasında gerek garnizon içerisinden gerek garnizonun dışından ellerindeki Türk bayraklarını sallayarak bizlere eşlik eden, çoşkulu Gölcüklüler vardı. Komite olarak alana toplanan insanların coşkusu Gölcüklünün bayrağına sahip çıkışı, dostluk ve kardeşliği ön planda tutuşu bizleri gerçekten memnun etmişti. Havada bize yardım etmiş, her türlü hava tahmin raporlarını altüst ederek. Birileri kar yağsa da şu iş olmasa derken Allah onları şaşırtmış, bizi güldürmüş ve güneş açmıştı. Bizde bu sıcak ve güneşli bir havada her birimiz birer çiçek olarak parkta adeta çiçek açtık.
Rengarenk bir tablo vardı ortada. Türkiye'nin en güzel mozaiklerinden biri olan Gölcük'te fotoğraf tüm karelere yansıyor. Alanda yer gök 'Şehitler ölmez, vatan bölünmez' sesleri ile inliyordu. Bu muhteşem tablo karşısında ancak şapka çıkartılırdı. Bizlerde zaten öyle yaptık. Ama birde şapkasını önüne koyup düşünmesi gerekenler vardı. Tabiki bunu becerebilirlerse! Ne gerek vardı diyenleri eğer arzu ederse CHP Gölcük İlçe Başkanı sevgili Caner Uzuner sizlere anlatır.
Sevgili kardeşim Caner Uzuner'in yazanesine gidip bu güzel tabloya destek vermesi gerekenler malesef bunu yapamadılar. Hiç kimse böylesine muhteşem bir platform kendine birşey sağlamak için oluşturmadı. Çünkü bayrağın olduğu her yerde sadece o bayrağa sahip çıkmak ve sımsıkı sarılmak vardı. Çünkü o bayrak Türk'üyle, Kürt'üyle, lazıyla, çerkeziyle, gürcüsüyle, aphazıyla, romanıyla, pomağıyla hatta Ermenisiyle Rum'uyla bizi yansıtır. Biz o asil bayrak varsa varız, bizim atalarımız o bayrağı yere indirmemek için şahadet şerbetini kana kana içtiler. Zaten şairde "Bayrakları bayrak yapan üstünde ki kandır, toprak eğer uğrunda ölüne varsa vatandır" diyordu. İşte biz o bayrak uğruna meydandaydık. Herkes oradaydı. Gözler Gölcük Belediye Başkanı'nı aradı, kendisi yoktu. Tabiki kendisinin bileceği bir iş, kimsenin işine gücüne karışacak değiliz.
Ak Parti İlçe Başkanı sevgili Mevlüt Demir'i yaptığımız toplantılar sonrası aradım. Bu programı kent konseyinin yapmasının daha uygun olacağını söyledim. Ancak tabiki o arada adımlar atıldığı için o kadar insan tek bir amaçla bir araya geldiği için işi geri döndürüp kent konseyine havale etme durumumuz yoktu. Ama şunu ifade edeyim. O konseyde böyle bir çalışma yaparsa bizler komite üyeleri olarak veya kendi adıma konuşayım şahsen ben, tüm gayretimle yanlarında olurum. Neticede Ak Parti'de platforma katılma kararları olmadığı için yürüyüşte de yoktu. Ancak herkes biliyorki hiç kimse siyaset olsun diye bir araya gelmezdi. Bizim tek siyasetimiz var o da bu topraklarda birlik, beraberlik ve kardeşlik içerisinde yaşayarak, bizi birbirimize düşürmek, ülkemizi bölmek ve parçalamak, Türkiye'yi zayıflatmak amacıyla kin ve nefret kusanlara karşı tek vücut olmak. Bizde zaten Gölcüklüler olarak bunu yaptık. Herkesin duyduğu memnuniyeti orada bizzat ifade etmiş oldukları sözlerle yaşadım. İnsanlar gerçekten çok mutlu olmuştu. Adeta gözlerinin bile içi gülüyordu. Çünkü verilen mesaj açık ve netti. O mesajın adı: "Türkiye'yi seviyoruz, birlikte yaşamaktan mutluyuz" mesajıydı. Bu durumda gösteriyordu ki, bizim bin yıllık kardeşliğimizi hiç kimse bozmayacak. Çünkü şair "Sahipsiz olan vatanın batması haktır, sen sahip olursan bu vatan batmayacaktır." diyor. E bu vatanında sahipleri bizler olduğuna göre Türkiye Cumhuriyeti Büyük Önder Atatürk'ün dediği gibi sonsuza dek yaşayacaktır. Bunun teminatı bizleriz.
Yürüyüşe katılan herkese sonsuz teşekkürler.
Bu yazı Gündem bölümü’nde 21.12.2009 tarihinde yayınlandı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
Etiketler:
gölcük platformn,
yürüyüş,
türk,
toplam 1 yorum|yorum rss
efecan14 | KatılıyorumKatılmıyorum (5.0/10 puan) | 21 Aralık 2009 14:12
Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.