Bugün en çok ihtiyaç duyduğumuz duygu, "gönül seferberliği"dir. Bunu istemeyenler, artık ortalıkta iyice çatallı dillerini uzatmaya başladılar. Heyhat bunlara dur diyecek yok mu? Adamlar artık açık açık bölücü başı Apo'yu ziyaret etmekten bahsediyorlar. Belkide edecekler de zaten. İşte birileri kin ve nefret tohumları ekmeye çalışırken, şunu hiç bir zaman unutmuyorlar "Kimse, kimseye Türk'lük veya Kürt'lük baskısı yapmıyor" Bak ne kadar güzel "Ben Kürt'üm" diyebiliyorsun. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nde yaşadığına göre de nüfus kağıdında TC vatandaşı yazması gayet doğal. ABD'de birçok etnik guruplar var. Kimse orada "Ben ABD'li değilim, Çin'liyim. Nüfus cüzdanımda Çin'li yazsın" diyor mu? Diyeni ABD'den sınır dışı ederler ve aynen şöyle derler "Doğru Çin'e. Git ne yazdıracaksan orada yazdır" veya Fransa'da birçok etnik kimlik var. Orada yaşayan Surinan'lı "Benim nüfus cüzdanımda Surinan'lı" yazsın diyor mu? Diyemiyor. Derse, Fransız vatandaşlık haklarından feragat etmek kaydıyla gider Surinam'a alır kimliğini, Fransa'ya da artık turist olarak döner. Yani işi sulandırmanın ve "Bize baskı yapıyorlar, dayatma yapıyorlar" gibi gerçekle hiç alakası olmayan düşünceleri millete anlatmaya çalışmayın. Haa derdiniz, "Biz ille de ayrılıp, devlet kurmak istiyoruz" diyorsanız, kendinize TC sınırlarının dışında bir yer bulursunuz. Mesela gider İsrail'liler gibi bir yer satın alma işlemi yaparsınız. Orada ne kurarsanız kurun, kimliğinize de ne yazdırırsanız yazdırın. Ama bu ülkede yaşayan bin yıllık kardeşliğe dinamit koymak adına gerçekleri saptırarak hayal dünyasında dolaşıp, cin fikirlerinizi bizlere anlatmaya kalkmayın. Bunu kimse yemez. İşte onun içindir ki, bu ülkede bir gönül seferberliğine ihtiyaç var. Kürt'üyle, Çerkez'iyle, Aphaz'ıyla, Laz'ıyla, Gürcü'süyle, Arap'ıyla, Manav'ıyla, Boşnak'ıyla herkes TC'nin bir vatandaşı olarak Türk olmaktan ve bu kimliği taşımaktan sıkıntı duymamalı, gönül seferberliği ilan ederek bizi bölmeye çalışan dış mihrakların ekmeğine de yağ sürmemelidir. Biz birbirimizi gerçekten gönülden seven insanlar olarak, gönül seferberliği ilan edip, gönül dostluğumuzu birbirimize dört elle sarılarak yedi düvele ilan etmenin tam zamanıdır. İşte bunun içindir ki, siyasiler bir anayasa oylamasını çığrından çıkartıp, vatandaşın şaşkın bakışları arasında birbirlerine hakaretler yağdırıp, memleketi neredeyse kutuplara bölme noktasına getireceklerine, gönül seferberliği ilan edip, düşmanın çanağına ot tıkamalıdır. Türkiye'de lafı "HAİNLİĞE" kadar varan cümlelerle birbirine yapılan sataşmalar hatta saldırılar, herkes çok iyi bilmelidir ki ancak bizden olmayan ve bizim gibi düşünmeyenlere yarar. Zaman "Türkiye için seve seve" zamanıdır deyip, gönül seferberliğinde buluşma zamanıdır.
Gönlümüze tercüman oldun...
Dün 30 Ağustos resepsiyonu, bir önceki gün de Zafer Bayramı kutlamalarıyla ilgili izlenimlerimi sizlerle paylaşmıştım.
Dün birçok telefon aldım. Dostlar, bana "Gönüllerimize tercüman oldun Şenemre" dediler.
Yine epey konuştuk ve telefonlar böylece devam etti.
Bir kez daha altını çizerek söyleyelim ki, 30 Ağustos Zafer Bayramı'yla alakalı Donanma'nın davetinde sivil erkanla alakalı isimlerin sorumluluğu daha çok sivil insiyatife yani, sivil erkanın seçilmiş ve atanmış yöneticilerine aittir.
Ancak bu, Donanma'nın da yani askerin de bundan böyle daha hassas davranacağını bize bir sinyal olarak da verebilir. Böyle de olmalıdır.
Bakın bu memlekette öyle kahramanlıklar ceryan etmiş aileler vardır ki, isimleri saymakla bitmez.
Dolayısıyla bu konuda iyi istişareler yapmak lazım ve benim de tabii ki isimlerle alakalı söyleyeceğim çok özel notlar da vardır. Bunları da yeri ve zamanı geldiğinde askeriyedeki dostlarla da paylaşır, Gölcük'te yukarıda yazdığım gönül seferberliği noktasında herkesin aynı yerde ve aynı çizgide olması adına gerekenlerin yapılmasını birlikte sağlarız diye düşünüyorum.
Bakın şuradan bir not vereyim; biz bu memlekette birlikte yaşamaktan duyduğumuz mutluluğu ifade etmek adına "Türkiye'yi seviyoruz, birlikte yaşamaktan mutluyuz" sloganlarıyla bir Bayrak yürüyüşü yaptık. Gölcük platformunun divan Başkanlığını da ben yaptım.
O fotoğrafa iyi bakın, gördüklerinize ve göremediklerinize dikkat edin. Gönül seferberliğini nasıl bulacağınızı iyi görürsünüz.
Bu yazı Gündem bölümü’nde 03.09.2010 tarihinde yayınlandı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
Etiketler:
gönül seferberliği,
tercüman,
resepsiyon,
Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.