Bir kaç gündür iktidar ve muhalefet arasındaki konuşmalardan ve söz düellolarından bahsediyorum. Türkiye'de vatandaş siyasi parti liderlerinin birbirlerine karşı vıdı vıdılaşmalarından daha çok, Türkiye'nin sorunları, yapılanlar ve yapılmayanları duymak istiyor. Vatandaşın beklediği net mesajlar, siyasetin yönünü belirleyen en önemli unsur olarak karşımıza çıkıyor.
İşte size bir analiz yapalım. MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli, ya grup toplantısında veyahut bir başka yerde konuşuyor. Süper emeklilerin yıllar önce uğradığı ve hala giderilemeyen mağduriyetten tek kelime yok. İntibak yasası ile alakalı kısmi iyileştirmenin tek kelimesi yok. Ortaya konan somut bir öneri ve şunlar da olsun ki vatandaş da günlük yaşamında rahat etsin mantığını içeren bir konuşmada yok. Konuşulan konu sürekli iktidar üzerinden yapılan eleştiriler, terör başta olmak üzere dış ilişkilerle alakalı konular. İşsizlik yok, Van'da yaşanan çadır yangınları ve kaybolan hayatlar yok. Ana muhalefet lideri Sayın Kılıçdaroğlu'na gelince onun da konuşmalarının hemen hemen tamamı yukarıda bahsettiğim çerçevenin dışında değil. Ama sayın Başbakan öyle yapmıyor. Sağlık reformundan bahsediyor, TOKİ'nin yaptığı konutları anlatıyor. Yani verdiği mesajların P'si icraatlarla alakalı. Mesela otoyolları konuşuyor, hızlı trenden bahsediyor. Dolayısıyla konuşmasının P'sini icraatları anlatıp halkın gözündeki puanını yükselten Başbakan Erdoğan P'de muhalefeti iğneleyici sözleri ile kamuoyunun karşısına çıktığında doğal olarak AK Parti'nin oylarını da yukarı doğru taşıyor.
Bugün Türkiye'nin içinde bulunduğu her türlü sıkıntıya rağmen AK Parti'nin oylarını R seviyesine getirmesi işte bu eylem ve söylemlerden kaynaklanmaktadır. Sayın Erdoğan'ın karizmatik kişiliği kamuoyu araştırmalarında "Ben AK Parti'ye değil ama Erdoğan'a oy vereceğim" gerçeği ile buluştuğunda burada yerel yönetimlerde o karizmadan rahatlıkla istifa ediyor.
Yapılan son araştırmalara göre ana muhalefet partisi &'larda MHP ise 'lerde seyrediyorsa, iki muhalefet partisinin şapkasını önüne koyup şöyle bir düşünmesi gerekir. Bir yerde Baykal sonrası Gandi Kemal rüzgarıyla seçime giren Sayın Kılıçdaroğlu, bir diğer yanda da Başbuğ Alparslan Türkeş'ten alınan mirası iyi koruyamayan bir MHP yönetimi. Sürekli oy kaybediyorlarsa, kabahati millette değil mutlaka kendilerinde aramalılar.
Kar anlayışı
Son yılların en kara kışını yaşıyoruz. İşlerine yürüyerek giden insanlar gördüm. Ana arterlerin açık olmasına rağmen yan yollarda yani tali yollarda yaşanan sıkıntıların insanları ne kadar zor durumda bıraktığını bizzat gördüm.
Her ne kadar bundan bir ay önce yaşanan ve D-130 karayolunda inanılmaz bir kilitlenmeye yol açan kar yağışı manzaralarını yaşamasak da, yine de bile bile lades denmesi hiç hoş değil.
Dün Fatih Portakal'ın Fox TV'de ki haber programında konu kardı. Yaklaşık beş saate yakın haber sunan sevgili Portakal son yarım saatini gündemdeki konulara ayırıyor. Dünün konusu kar manzaralarıydı. Herkes güzel ve kötü taraflarını anlatırken, mesele dönüp dolaşıp yerel yönetimlere kadar geldi. Bu sırada Beşiktaş'tan bir vatandaş bağlandı. Belediyenin vatandaşların mağduriyetini gidermek amacıyla ücretsiz ring seferleri koyduğunu anlattı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin karla mücadelede ki çalışmalarına destek olmak amacıyla Beşiktaş Belediyesi'nin bu özel hareketi takdire şayandır. Belediyecilik dediğinde zaten böyle olur. Güneşli havada belediye hizmetleri yapmak kolay, önemli olan kış şartlarında insanların sokağa dahi çıkmaya cesaret edemediği dönemlerde belediyecilik anlayışını konuşturmaktır.
Aslında Beşiktaş Belediyesi'nin bu önemli hareketi bütün belediyelere örnek olmalıdır. Dün işlerine gelmek isteyen insanlar dakikalarca minibüs veya otobüs beklediler. Kimi işine geç kaldı kimi de yürüyerek iş yerinin yolunu tuttu. Peki bizde neden Beşiktaş Belediyesi örneği bir uygulama yapılmadı? Diyeceksiniz ki şimdi Gölcük'te belediye otobüsü varda mı bu uygulama yapılsın? E yok tabi. Belediyenin elinde tabiri caize Nuh Nebi'den kalma külüstür bir kaç otobüs var. Onlarla bu hizmeti vermek mümkün değil. O halde Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ile irtibata geçip vatandaşların mağduriyetlerinin giderilmesi konusunda Beşiktaş Belediyesi örneği adımlar atılabilirdi. Tabi önce bunları düşünmek lazım sonra da doğal olarak uygulamak. Düşünemediğiniz şeyleri maalesef uygulayamazsınız. Ancak vatandaşların da televizyon seyrettiğini ve bu haberleri dinlediğini sakın ola ki unutmayın.
Neticede Gölcük'te kar yağmaya devam ediyor. Belli ki bugünde hava kar yağışlı olacak. Hatta Perşembe günü için Kocaeli'nin ve dolayısıyla da ilçemizin en soğuk günlerinden birini yaşayacağı ifade ediliyor. Hizmetlerde aksaklık olabilir ama neticede bütün bu aksaklıklar doğru örneklemelerle düzeltilip vatandaşa hizmet noktasında gerekenler yapılabilir. Bakın İstanbul'da Beşiktaş Belediyesi'nin örneği gözünüzün önünde duruyor. Makam araçlarıyla işe gidip gelmek kolay, hani bir laf vardır ya varlığa darlık olmaz diye. Sizde olanların belki o varlıklar yönünden vatandaşta olması mümkün değil ama hizmet yönünden vatandaşlara sunulması sizlerin asli görevidir.
Bu yazı Gündem bölümü’nde 01.02.2012 tarihinde yayınlandı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
Etiketler:
kar,
konuşmaa,
gölcük,
Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.