Dün sabah İzmit'te gördüklerim hayrete düşürdü. Uzun zamandır gündüz gözüyle görmediğim İzmit sokaklarında gezerken neler gördüm neler... Sanki küçültülmüş bir metropol, şehir merkezi.
Bir zamanlar İzmit'te çalışırken buradan kaçmak için adeta kendime bahane ararken şimdi ise İzmit kendine herkesi çeken bir yer olmuş. İzmit'te neler gördüğümü tek ,tek anlatmak istiyorum.
Dün İzmit'te arabadan inip üst geçidi geçtikten sonra baktım yüzlerce insan Kapalı Pazaryerinde toplanmış ne bunlar diye merak ettim içinden geçerken gördüm eski Bitpazarıymış, Yürürken bir yandan da satılan mallara baktım, neler var neler. İnsan hayrete düşüyor. Hepsi kullanılmış antika gibi ev eşyaları aksesuarlar süsler elbiseler ayakkabılar çantalar tornavida, conta matkap gibi daha birçok şey. İnsanlar geçim derdinden eline ne geçirdiyse almış buraya getirip satmaya çalışıyor, hele bir pantolon gördüm yırtık dikiş yapılmış bir ayakkabı dikişleri açılmış boyası bile yok. Herkes eline bir şey geçirmiş satıyor. İnsanlar ekmeğin peşinde sokakta bulduğu hatta çöpte bulduğunu pazara indirmiş. Garip olanda satılan mal sayısı kadar insanda bunların başında bir şeyler beğenip satın alıyor. Kimi özel bir parça ararken kimileride kendi ihtiyacını karşılamaya çalışıyor. Ne diyelim Allah hepsinin yardımcısı olsun ama görülen o ki Bit Pazarına nur yağmış...
Dün hastaneye uğradım ellerinde sağlık karnesi tüm servisler dolu, bahçeler koridorlar dolu, kimi elini, kimi ayağını kırmış, kimi ilaç, kimi muayene peşinde ama insanların sanki hepsi hasta olmuş gibi, doktorlar hastaya bakmayı yetiştiremiyor. Bazen vatandaş, bazen de doktor isyan ediyor. Hastalar bir oraya bir buraya koşuyor. Kapılarda tartışmaları özel güvenlikler önlerken, herkes derdine çare peşinde. Allah hepsine yardım etsin kimseye hastalık vermesin, çok zor...
D-5 karayolunda hummalı bir çalışma var, üç yerden boğaz köprüsü gibi köprülerin yapımı sürüyor, bir yandan köprüler yapılırken bir yandan da yan yollar yapılıyor. Bir taraf kazınmış bir taraf asfalt oluyor ama İzmit in yollarına bir şeyler oluyor. Yol tamamlanınca da yan yollar hariç 16 şeritli devasa bir karayolu ortaya çıkacak. İzmit rahatlayacak köprüler hayat ve güzellik katacak.şehir içleri karmakarışık birçok yol kapalı bir çok yol sıkıntılı bir araç bile zor geçiyor. Minibüsler park etmiş, duraklar tıkalı, İzmit'te ulaşım sorunu biraz zor çözülür.
Şehirlerin en büyük sıkıntılarından bir olan ve sayıları her geçen gün artan seyyar satıcılar İzmit'in her yerini işgal etmiş, yollarda, köprülerde, durak yanlarında kısaca her yerde onlarca satıcı eline bir şey almış satıyor bunlara ses çıkaran yok, adam birkaç yıl oraya yerleşince gel de kaldır, Tapulu malı oluyor. Sıkıntılar artmadan buna bir çare bulunmalı yoksa seyyar satıcılar cenneti İzmit, Türkiye'nin her yerinden satış yapmasına izin verilmeyen seyyarlar İzmit' e akın edecek.
İzmit 'de en çok sevdiğim yer yürüyüş yolu ve tabi ki birde SEKA Park. Kim ne derse desin İzmit'e en kaliteli ve güzel alanları. Yürüyüş yolunda binlerce insanlar yürümek, hem de rahat bir şekilde insana büyük zevk veriyor. Yapılan düzenleme harika, köşke bizde de yaya yolları öyle olsa.
İzmit teki o kadar karmaşaya rağmen yaya geçitlerine geldiğin zaman araç sürücülerinin insana yol verdiğini hayretle gördüm. Her yaya geçidine geldiğinden sinyalizasyon olmamasına rağmen sürücüler insanlara öncelik tanıyıp duruyorlar. Tıpkı bizdeki gibi!!!
İzmit'teki Cadde ve sokaklardan geçerken dikkatimi bir şey çekti, hiçbir kaldırımda araç yoktu. Kimseye kaldırımda yürümesine rağmen arkadan korna çalıp çekilsene diye kızmıyorlardı. Tüm kaldırımlar olması gereken gibi yayalara aitti. Yayalar korkmadan yürüyor ve geziyordu. Tıpkı bizim kaldırımlar gibi özelliklede D-130 boyunca !!!
Sağlıklı ve güzel bir gün diliyorum.
Bu yazı Gündem bölümü’nde 29.01.2009 tarihinde yayınlandı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
Etiketler:
izmit,
bit pazarı,
hastane,
karayolu,
kaldırım,
Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.