Malumunuz içinde bulunduğumuz mevsim kış. 12 ayın en soğuk ve en sert bir dönemindeyiz. Bir yandan lodos, bir yandan yağan sağanak yağış, bir yandan zehir gibi soğuk hava ve ufak ufak yağmaya başlayan kar yağışı.
Tabi bunların hepsi, kış şartlarının gerektirdiği hava koşulları. Yapacak fazla da bir şey yok. Yağmuru, karı, fırtınayı durduracak halimiz yok. Ne demişler her ayın her mevsimin kendine göre güzelliği vardır. Bırakalım bizde bu güzelliğin keyfini yaşayalım.
Ama her güzelin bir kursu vardır derler ya, kış aylarının da bazı olumsuzlukları var. Nedir bunlar. Yağmur yağar sel basar, kar yağar yollar kapanır, fırtına çıkar ağaçları uçurur damları uçurur. Lakin bu örnekleri çoğaltabiliriz. Ama nedense benim ülkemde alınan her türlü önlemlere rağmen yine de olabileceklerinin önüne geçemiyoruz. En ufak bir yağmurda, en ufak bir kar yağışında, her türlü olumsuzluklar benim Necip Türk halkımı gelir bulur.
Bu nedenle kentlerin alt yapıları, belediyelerin her zaman yumuşak karnı olmuştur. Altyapılar her zaman belediyelerin kamburu olmuştur. Yıllarca aynı yerler kazılıp duru ama her sefer, yeni yapılan eskiyi aratmıştır. Bu nedenle ben diyorum ki, “Kara Kışa Kent olarak ne kadar hazırız?”. Sanıyorum, bugünlerde bütün belediye başkanları, bir altyapı darbesi yememek için dua eder haldeler. Ama, doğanın yarattığı tahribatın önüne geçilmez.
Ama, bir nasihat bin musubetten iyidir misali, belediyeler de kendilerine göre önlemlerini alsınlar, en azından olası zararları daha az kayıpla kapatabilirler. Allah bu kış şartlarında hepimizin yardımcısı olsun, Allah hepimizi doğal afetlerden korusun. Ama bazı şeyler dualarla olmuyor maalesef, çalışmak la oluyor. İnşallah kent halkı olarak, bu kışı en az kayıpla atlatırız. Tabi en büyük iş yine belediyelere düşecek ve halk olarak her şeyi belediyelerden bekleyeceğiz. Ama herkes kendi evinin önünü süpürürse, zararları yarı yarıya indiririz.
İlk Ziyaretçilerim GeldiBizim camiada çok sık kullanılan bir tabir vardır, “Kötü haber çabuk yayılır” diye. Gölcük Haber gazetesi’nde göreve başladığım Gölcük’te çabuk duyulmuş. Bundan son derece keyif aldığımı belirtmek isterim. Gölcük Haber’deki ilk günümde ilk ziyaretçim, GESOTİM Başkanı sevgili Necmi Kocaman oldu. Ardından telefonla Gölcük Halk Bankası Müdürü sevgili kardeşim Fatih Uzan aradı ve ardından ben onun ziyaretine gittim. Ardından akşam saatlerinde sevgili büyüğüm ve çok değer verdiğim bir insan olan Gölcük Belediyesi Basın Yayın Halkla İlişkiler Müdürü Haluk Özçakmak geldi. Uzun uzun sohbet ettikten sonra, en kısa zamanda görüşmek üzere ayrıldım. Bana hayırlı olsun dileklerini sunan tüm dostlarıma şükranlarımı sunuyorum.
ÖzürBazen bizim meslekte, zamanla yarıştığımızda günlük sayfalarla boğuşmaktan ötürü zaman zaman istenmedik hatalar yapabiliyoruz. Dün meslek hayatımda ender yaşadığım olaylardan birisini yaşadım ve bir özür dilemeyi borç bildim.
Dün bu köşeden yazdığım ilk
“MERHABA” yazısında, çok değerli Donanma Komutanımız Oramiral Murat beyin soyadını bir yanlışlıktan ötürü
BİLGEL olan soyadını
BİRGEL olarak yazmışım.
Şahsen yaptığım bu hatadan dolayı, değerli Donanma Komutanım Oramiral Murat Bilgel’den özür diliyorum.
Umarım kabul edersiniz sayın komutanım