Küçük bir Cire Aseptine kutusunun yaptıkları…

[-]Normal[+]

Bir dönem hayatınızdan geçip gitmiş olanları ya da şuanda yaşamınızın bir parçası olan insanları en çok ne anımsatır sizlere?

Yaşanan ve arada sırada gözünüzün önünde canlanan anılar, sevdiğiniz ve çocukluğunuzdan kalma bir yemeğin tadı, seyrettiğiniz bir film, duyduğunuz bir şarkı, kenarları kıvrılmış fotoğraflar, aradan uzun bir süre geçtikten sonra ziyaret edilen yerler, vitrinde gördüğünüz bir kazak, tozlu kitap raflarında bulduğunuz bir kart, bu kartın hemen yanındaki kitabın içinden düşen kurutulmuş bir çiçek, ... Hangisi kendi tarihinizde yer alan insanları hatırlamanıza sebep olur?

Gazetedeyim... Yazımı hazırlamak için bilgisayarımın başında oturuyorum. Biliyorsunuz, son birkaç gündür hava oldukça soğuk. Her şeyimiz ama en çok cildimiz etkileniyor soğuktan. Kuruyor, renk değiştiriyor ve sanki bize ait değilmiş hissi veriyor çoğu kez. Yazıma başlamadan önce ellerime krem sürmek istiyorum; sanki onlar yumuşayınca daha kolay yazacağım. Çekmecemden küçücük bir krem kutusu çıkartıyorum ve başlıyorum ellerime sürmeye. Kremin yavaş yavaş burnuma kadar ulaşan kokusu beni, anneme götürüyor... Küçük bir Cire Aseptine kutusu çocukluğumu seriyor gözlerimin önüne.

Hani size sormuştum ya, ne anımsatır geçmişi size diye, ben en çok kokulardan etkilenirim. Mesela, şu anda üretimde olmasa bile bir çoğunuzun bildiğine emin olduğum bir erkek parfümü vardı bir zamanlar, Old Spice... Kokusunu bugün bile hatırlarım ve babamı görürüm karşımda. Parfümlerden konu açılmışken Axe Africa'yı atlamak olmaz. Rahmetli dayıma ne zaman sarılsam, bu koku boynundan burnuma yayılırdı. Ve tabi Uludağ Gazozu... Litrelik falan değil ama, küçük cam şişelerde kasa içersinde olanından... O gazozun başka hiçbir markada olmayan o hafif tatlı ve aromalı kokusu bana, çocukluğumda çok önemli bir yer tutan, benim koruyucu kahramanım rahmetli dedemi ne kadar çok özlediğimi düşündürür.

Kokular... Bazen harika bir parfümün, bazen bir yastığın, bir kazağın, bazen pişen bir yemeğin, bazen taze demlenmiş bir çayın, bazen sıcacık bir kahvenin, bazen yağmurdan sonraki toprağın, çimin kokusu... Galiba geride kalanların özlemiyle bu kokular yüzünden baş edemiyoruz. Burnumuzdan o aroma hiç eksilmiyor ve tam silindi derken küt diye çıkıyor karşımıza. Tıpkı küçük bir Cire Aseptine kutusunun bana yaptığı gibi...

Şimdi bir düşünün bakalım, sizin hafızanızda kimlere ait hangi kokular kaldı? Anımsadıklarınızı yazın bana, paylaşalım...

 

Kaliteli ve iyi bir uyku için...

· Günde 6-7 saatten fazla uyumayın.

· Öğlen 11:00-13:30 arasında 30 dakika süreyle ve gece 23:00-05:30 arasında uyuyor olmalısınız.

· Sabah erken kalkmalı ve öğlen vaktine kadar bir defa uyumamalısınız.

· Asla tok uyumamalısınız. Yemeğinizi uykudan en az 2,5-3 saat önce yemelisiniz.

· Gevşeme metotlarını öğrenip kullanarak uyku öncesinde kaslarınızı gevşetmelisiniz.

· Gürültülü, kötü kokulu, çok yumuşak ve tümsekli zeminde uyumamalısınız.

· Sakin, sessiz, havadar ve karanlık bir yerde uyumalısınız.

· Uyku öncesi ılık veya sıcak bir banyo vücut ısısını yükseltir. Ardından serince bir odada uyumak, uykuya kolay dalmanızı sağlar ve derin bir uyku uyumanızı kolaylaştırır.

· Birlikte uyuyan eşlerin birbirlerinin uykusunu kötü etkilediği yapılan araştırmalarla kanıtlanmış. Uyku kayıtlarında eşlerin birbirlerinin gece içindeki hareketlerinden etkilendikleri, birisinin dönmesi sırasında eşinin de uyandığı, bu uyanıklıklar bilinç düzeyinde algılanmasa da uykunun yüzeyselleşmesine neden olarak uykunun kalitesini etkilediği görülmüş.

. Yatak odanızın penceresini tam kapatmayın, gece yatarken bile temiz hava akışını sağlayın.

· Uykunuz gelmeden yatmayın.

· 30 dakika içinde uykunuz gelmezse kalkın.

· Her zaman aynı saatte yatıp aynı saatte kalkmayı bir alışkanlık haline getirin.

· Yatmadan önce alkol almayın.

· Saat 19:00'dan sonra çay, kahve, sebze, ağır yiyecekler ve kola tüketmeyin.

· Akşam ağır egzersiz yapmamaya özen gösterin.

 

Köpeğinizin sizden ricası var...

"Benim hayatım 10 ile 15 yıl sürer. Senden her ayrılışım bana acı verir. Beni almadan önce bunu düşün...

Bana, senin benden istediklerini anlayacağım bir süre ver...

Benim içimde güven duygusu uyandır. Ben bununla yaşarım...

Bana hiç bir zaman uzun süreli darılma ve beni cezalandırmak için bir yere kapatma. Senin hayatında iş, eğlence ve arkadaşların var. Benim hayatımda ise; sadece sen varsın...

Arada sırada benimle konuş. Sözlerini anlamasam bile bana yönelttiğin sesini anlarım. Sahte dostlar gibi riyakâr ve vefasız değilim...

Bana daima nasıl davranılması gerektiğini bil. Ben hiç bir zaman unutmam. Sevgi ve sadakatim sonsuzdur...

Beni dövmeden önce, aslında; dişlerimle kemiklerini un ufak edebileceğimi ancak, asla böyle bir yola başvurmayacağımı düşün...

Beni "isteksiz, tembel ve inatçı" diye azarlamadan önce düşün: Belki yediğim yemek dokunmuştur. Belki, güneşin altında uzun zaman kalmışımdır veya belki de, bir sorunum vardır...

Yeni doğan çocuk gibi, ben de bebek iken, hastalıklara karşı çok hassas olduğumdan lütfen sağlığıma ilgi göster...

Yaşlandığımda benimle ilgilen, bir gün sen de yaşlanacaksın, unutma!.."

 

Aklımda kalanlar...

"...Aslolan ne birlikte kitap okuyabilmek, ne yan yana oturabilmekti bir bahçede, ne sevmek ne de aldatılmamaktı. Aslolan hayattı, hayat!... "

Ayşe KULİN - İçimde Kızıl Bir Gül Gibi

 

Unutmayın!

· 17 Aralık Pazartesi, fırtına, soğuklar

· 19 Aralık Çarşamba, Arife, fırtına

· 20 Aralık Perşembe, Kurban Bayramı 1.gün, en uzun gecelerin başlangıcı, fırtına

. 21 Aralık Cuma, Kurban Bayramı 2.gün, Dünya Kooperatifçilik Günü, kış faslı, gündönümü, Erbain'in başlangıcı, fırtına

· 22 Aralık Cumartesi, Kurban Bayramı 3.gün

· 23 Aralık Pazar, Kurban Bayramı 4.gün, fırtına, soğuklar

 

 

Geri izlemetrackback
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.