Küçük Kıyamet

[-]Normal[+]

Zor bir hafta geride kaldı. Onu geride bırakmak, gereken dersi alıp bir daha anımsamamak isterdim ama sizinle paylaşmak istedim her nedense. Amacım sizi üzmek değil, çıkarımlarımı paylaşmak.

Hafta sonu hiç de keyfim yokken Çukurovalılar Derneğinin Geleneksel yemeğine katılmamız gerekti. Ruhumun hüznünü badana-boya taktiği ile makyaj yaparak ve gülümseyen maskemi takarak kamufle ettiğimi sanıp, katıldım. Yemek her zamanki gibi güzeldi de katılan beyefendilerden biri beni çok düşünceli ya da üzgün gördüğünü söyledi. Öyle olmam gerektiğini mi düşündü yoksaaaa, yoksa küçük bir ihtimal ama geçen Cuma günü çok yakın aile dostumuzun annesini ebediyete uğurlayışımızın izlerini mi fark etti, bilemiyorum.

Hemen hepiniz Değirmendere'de ki Çınaraltı Restoranı bilirsiniz. Ortaklarından Gazanfer Bey'in annesini Cuma namazının ardından ebediyete uğurladık.

Teyzemi ilk tanıdığımda tarzından, duruşundan, her halinden etkilenmiştim. İçimden tam bir Osmanlı Hatun kişisi diye geçirmiştim. Dikkat çeken yanı tüm diğer özellikleri bir yana oturduğu koltuğu dolduruşu, hakkını verişinden kaynaklanıyordu bana göre.

Şimdi ise Değirmendere Merkez Camisinin musalla taşında yatıyordu. Birden caminin avlusunu dolduranlara takıldı gözüm. Hüzün kol geziyordu. Kimileri  yakınlığı, sevgisi ölçüsünde hüzün soluyordu, kimileri de sade ve sadece musalla taşında yatana.

Bir an düşündüm. Düşündüm de bir gün, hangi gün olacağının ne önemi var, bir gün gelecek ve o musalla taşında yatan ben olacağım diye. Bütün akrabalarım, arkadaşlarım geldi geçti gözlerimin önünden. Hepsi son kez, son görevlerini yapmak için toplanacaklardı ismini tahmin bile edemeyeceğim herhangi bir caminin avlusunda. Her biri yokluğumda bırakacağım boşluk oranında üzülüp göz yaşı dökecekti ardımdan. O andan geriye dönme şansım olmadığını, hayat denen yolun sonuna geldiğimi ve onlara yanıt verme ihtimalimin dahi olmadığını düşününce içim yandı. Orada, o musalla taşında yatarken hayal edince kendimi geri dönülmeyen yolun ne demek olduğunu, çaresizliğin ne demek olduğunu ve acısını tüm ruhumla hissettim. İçim yandı.

Gazanfer Bey'in kardeşi Nilüfer Hanım'ın "Annemi Götürüyorlar" diye bağırışıyla kendime geldim. Anladım ki bu benim küçük kıyametim değil. Hâlâ vaktim var. Yapamadıklarımı yapacak, pişmanlıklarımdan geri dönecek kadar, sevdiklerimi ve sevenlerimi bir kez daha kucaklayacak ve iyi ki varsınız diyecek kadar, sarılıp sevgimi dillendirecek kadar vaktim var. Hatalarımdan geri dönmeye, istemeyerekte olsa kırdığım kalpleri onarmaya . . .

Mezarlığa doğru yola çıktık. Malum defin töreni. Hoca huzur veren duaları ile rahatlatmasa herkes kendini bir çukura bırakacak kadar üzgün, bitkin. Bunca insan toplanıp yaptığımız işe bir bakın. Biz yaşayan insanoğlunun bir ölüden daha çaresiz oluşu, insanın alabileceği en acı ders olarak beynime bir kez daha kazındı. Onun zamanı dolmuştu artık. Yapılacak ne kalmıştı ki? Önce tahtayı çaktılar sonra vasiyeti üzerine oğulları kendi elleri ile toprağa verdiler annelerini. Unutulmayacak bir acı çöreklendi yüreğinize, bilirim. Bilirim de "Mekânı cennet olsun." deyip zamanla küllenmesini beklemekten başka yapılabilecek hiç bir şey olmadığını da bilirim. Acınızı kendi acım belleyip bütün kalbimle paylaşıyorum. Keşke, keşke acınızı hafifletmek adına benim de yapabilecek bir şeylerim olsaydı.

Zamanı geldiğinde yaşayan herkesin mutlaka son eksik tahtasının çakılıp sonsuzluğa uğurlanacağını öylesine içime sindirdim ki hiç bir yaratılmış, hiçbir dünyevi olay hüzünlendiremez beni. Benim hüznüm, bir gün tüm canlıların başına gelecek kaçınılmaz gerçek, insanoğlunun kişiye özel küçük kıyametinedir.

Size tavsiyem bu yazıyı öylesine okuyarak geçiştirmeyin. Sayılı nefesinizin bir tanesini bile boşu boşuna tüketmeden ve daha da geç kalmadan hayatınızı şöyle bir gözden geçirin. Azrail'in ne vakit sizi ziyaret edeceği elbette bilinmez ama henüz vaktiniz varken yapmak istediklerinizi ertelememeniz dileği ile . . .

 

Geri izlemetrackback
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.