Alemlere rahmet, iki cihan güneşi, nebiler nebisi ve ümmeti olmaktan inanılmaz haz duyduğum ve kendimi şanslı hissettiğim Yüce Peygamberimiz, Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) gülleri çok severdi. Onun içindir ki sevdiklerimize böylesine anlamlı ve güzel günlerde bir gül verin. Eğer gül veremiyorsanız. O zaman da gülüverin.
İşte Kutlu Doğum Haftası nedeniyle Gölcük Müftülüğü çok güzel ve çok önemli çalışmalar yaptı. Çarşı içerisinde insanlara gül vermek müthiş bir hareketti. Hani Yılmaz Erdoğan seyirciye soruyor ya "Çok güzel hareketler bunlar diyenler alkışlasın." diye. Hani o zaman müthiş bir alkış kopuyor ya işte ben de Gölcük Müftülüğü'nün 14 ve 20 Nisan tarihleri arasında kutlanan Kutlu Doğum Haftası çalışmaları için çok güzel hareketler bunlar diyor ve ailece alkışlıyorum.
O gün Gölcük'te sadece gül dağıtılmadı. Aynı zamanda insanlara tatlı bir tebessüm de dağıtıldı. İşte bütün mesele budur. Yine o akşam Belediye Kongre Sarayı'nda icra edilen ve davetlilerin büyük bir huşu içinde izlediği program da gerçekten damaklarda büyük bir tat bıraktı. Gölcük her zaman Kutlu Doğum Haftası kutlamalarında alkışlanacak ve takdir edilecek çalışmalara imza atarken bu işin başını bizzat Gölcük Müftüsü Sayın Mustafa Şahin çekmektedir. O halda bizler de kendisinin şahsında tüm ekibini candan, yürekten ve içtenlikle kutluyoruz.
Cihan padişahı ve dünyanın en büyük imparatorluğu olan üç kıtaya hakim Osmanlı İmparatorluğu'nda 46 yıl hüküm süren Kanuni Sultan Süleyman'a senin için hayatta en önemli şey nedir diye sorduklarında, tarihe altın harflerle düşülen şu önemli cümleyi söylemiş "Millet için muteber bir nesne yok devlet gibi olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi." Yani hayatta en önemli zenginliğin varlığın sıhhat olduğunu söylemiş.
İşte dün bir yandan hüzünlü ama bir yandan da takdirle önemli bir olaya şahit oldum. Gölcük'te eski adliye binasının bulunduğu mekan şu sıralarda Özel Öncü Eğitim Kurumu adı altında fiziksel ve zihinsel yardıma muhtaç çocuklarımıza eğitim veriyor. Ne güzel bir tesadüf ki ben de sabahleyin bu çocukların okulun tam önünde araçlardan inişine ve karşılanışına tanıklık ettim. Her birinin okula girişinde öğretmenlerin ve diğer görevlilerin onlara nasıl sıcak ve güzel davrandıklarını gördüm. Hepsi güler yüzlü ve tatlı dilli öğretmenler çocukları sevgiyle kucaklıyorlardı. Bu nedenle de çocukların çok mutlu olduklarını izledim.
Gerçekten de bu çocuklarımızın öncelikle şevkate ve sevgiye ihtiyaçları var. Onların ihtiyaç duyduğu ilgi ve alakanın daha okulun girişinde başlaması gerçekten takdire şayan bir durumdur. Demek ki o çocuklar şevkatli ve emin ellerde.
Ocak ayıyla ilgili işsizlik rakamları açıklandığında yine tüyler ürpertici rakamlar ortaya çıktı. Cumhuriyet tarihinin en büyük işsizlik oranını yaşadığımız şu günlerde Ocak ayı için açıklanan % 15.5'luk işsizlik oranının bir rekor olduğu ifade edilerek resmi rakamlara göre de 3 milyon 650 bin kişinin işsiz olduğu, bunun Şubat ayında % 17'lik işsizlik oranıyla 4 milyona çıkacağı belirtiliyordu.
Hepimiz biliyoruz ki eğer iş yoksa o zaman aş da yoktur. Sıkıntı ve huzursuzluk vardır. İşsizlik sosyal travmalar açısından da son derece önemlidir. Bu nedenle de önümüzdeki tablo acilen önlemler alınması gereken vahim bir tablodur. Bu aynı zamanda şu demek ülkemizdeki her üç gençten biri de işsiz durumda. Dünyayı bir anda sarsan ve ahtapotun kolları gibi her yeri sararak ülkemize de büyük darbe vuran Amerikan menşeyli küresel kriz ne yazık ki Türkiye'de de cumhuriyet tarihinin en büyük işsizlik oranının yaşanmasına neden olmuştur. Dolayısıyla zaman uzun vadeli ve özellikle kobileri rahatlatıp üretimlerini devam ettirecek ekonomik paketlerin daha aktif ve daha yoğun bir şekilde uygulanmasıdır. Eğer Şubat ayında oran % 17'i bulursa Mart ve Nisan ayı rakamlarının da tedirgin edici boyutlarda olacağını düşünüyorum.
Türkiye'de yedeği olmayan en önemli kurumlarımızdan bir tanesidir. Hatta en başına da yazabiliriz.
Türk Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ önceki gün yaptığı yıllık genel değerlendirme toplantısında çok önemli mesajlar verdi. Türk Silahlı Kuvvetleri'nin din düşmanıymış gibi gösterilmesinden duyduğu rahatsızlığı altını özellikle çizerek vurguladı. Aslında Türk Silahlı Kuvvetleri'ne bu manada dil uzatanlar gaflet, delalet hatta hıyanet içerisinde olanlardır. Çünkü Türk Silahlı Kuvvetleri Orgeneral Başbuğ'un dediği gibi Türk milletinin ta kendisidir. Bu yüce milletin bağrından çıkmıştır. Türk Silahlı Kuvvetleri Türk halkının ordusudur ve yine demokratlık kisvesiyle Türk Silahlı Kuvvetleri'ni eleştirenlerden duyduğu rahatsızlığı da özellikle ifade etti.
Bütün bunlara rağmen Türk milleti ordusuna güvenmekte ve ordusunu sevmektedir. Türk halkına en güvenilir kurum kimdir diye sorulduğunda Türk Silahlı Kuvvetleri açık ara lider durumdadır. İşte onun içindir ki ordumuzla ilgili konuşurken veya yazarken dikkatli ve hassas olmalıyız. Dolayısıyla Türk Silahlı Kuvvetleri'nin de ülke demokrasisinin en önemli güvencelerinden biri olduğunu da unutmamalıyız. Bir memlekette hür ve bağımsız yaşamanın ve üzerinizde gezdiğiniz topraklara vatanım demenin büyük bedeli vardır. Bunun bedelinin de şehitlik olduğunu hepimiz çok iyi bilmekteyiz. Bu yüce ordu kimi zaman denizlerde kimi zaman dağlarda kimi zaman gökyüzündedir.
Bütün bunların bir tek nedeni vardır. Ay yıldızlı bayrağın göklerde sürekli olarak dalgalanmasını sağlamak. Hepimiz biliyoruz ki o bayrak sallandıkça camilerimizde de ezan sesleri hiçbir zaman susmayacaktır.
Bu yazı Gündem bölümü’nde 16.04.2009 tarihinde yayınlandı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
Etiketler:
gölcük,
kutlu doğum,
gül,
müftü,
işsizlik,
ekonomik kriz,
toplam 1 yorum|yorum rss
affan | KatılıyorumKatılmıyorum (5.0/10 puan) | 16 Nisan 2009 12:14
Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.