Her bahar önce havada, sonra suda ve daha sonra to
prakta hissedilmeye başlayan değişimlerle tabiat, tüm sakinleriyle ve yeniden yaradılışın gücüyle muhteşem bir uyanış tablosu sergiler.Şşşşit sessiz olun! Sade ve sadece doğayı dinleyin, size neler fısıldıyor,
anlamaya çalışın. Bakın ne çok hediyeler veriyor biz insanoğluna, mis kokulu çiçekler, böcekler, güneşin tüm enerjisini depolamış meyveler, daldan dala konan arılar...
Yaz mevsiminin muhteşem meyveleri çıkmaya başladı bile. Erik çıktı, kiraz da yakındır...deyinceeee anılarım depreşti;
Geçen yıl tam da kiraz zamanı. Eşimin çok sevip saydığı bir arkadaşı kiraz bahçesine davet ettiğinde bende yanındaydım. Ne bal ne börek, kiraz mevsiminde kahvaltıda bile kirazdan başka bir şey yemeyecek kadar kiraz aşığı olduğumu bilen eşim, hadi gidelim dedi.
Gitmem mi? Kiraz denince iki elim kanda olsa giderim. Hatta o gün özellikle öğle yemeği yemeden gittim. Bahçede dolanıp hemen her ağacın kirazının tadına baktıktan sonra, yoruldunuz biraz oturalım bir şeyler yiyelim, içelim dediler. Ben "Kirazdan başka bir şey yemem, teşekkür ederim. Doydum." deyice nazik ev sahibimiz henüz toplanmış kirazlarla donattı masayı. Yanına da çekirdeklerini atmak için bir hatta birkaç tabak koyarak.
Bahçede dolaşıp çekirdeklerini yere atarak ye babam ye. Oooh kimse ne kadar yediğimi bilemiyor, hatta ben bile. Belki şimdi hatırlamıyordur ama o vakit kiraz yemekten ölen tek kişi unvanını kazananın ben olacağımı düşünmüştür, masada biriktirdiğim kiraz çekirdeklerini görünce.
Her neyse tam vedalaştık gidiyorduk, öylesine hızımı alamamış olmalıyım ki bir kiraz daha aldım veee çekirdeğini yere atıncaaaa nazik ev sahibimiz sözle değil ama bakışları ile "neden çekirdeği yere attın?" dedi gibi hissettim.
Sahi neden çekirdeği yere attım?
İnanın bende bilmiyorum.
Hiç bu kadar utandığımı hatırlamıyorum.Tam unuttum derken, okuduğum bir haber ile yaralarım depreşti.
2010 yılı dünyanın periyodik olarak en çok yağmur alan yıllarından biri olacak, bu nedenle yediğiniz meyvelerin çekirdeklerini çöpe atmayın, hele çöp poşetlerine asla hapsetmeyin, biriktirin, boş arsalara atın, yol kenarlarına atın, oraya buraya atın, doğal ve organik bitki örtüsüne destek çıkın, diyorlar...
Bu yöntemle doğal bitki örtüsüne, doğal ve organik ağaç tarımına veya bitki örtüsüne katkımız olabilir mi ?
Doğrusu ben çok emin değilim ama Doğa Gönüllüleri Derneği "Doğa hemen o yeni çekirdekleri kucaklar ve besler." diyor.
Ben milletçe bizde var olan her şeye itiraz etme hastalığına yakalananlara inat Nasrettin Hoca'nın gölü mayalayıp, ya tutarsa misali, denemekte yarar var diye düşünüyorum.
Geçen yıldan aldığım dersle size tek uyarım, çekirdekleri her bir yerlere saçalayıp çevreyi kirletmeyelim, hedefimizin çekirdekleri olması gerken yerlerde toprakla buluşturmak olduğunu unutmayalım.
Bu yazı Gündem bölümü’nde 14.05.2010 tarihinde yayınlandı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
Etiketler:
meyve,
mucize,
çekirdek,
Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.