Mavi Marmara Gemisi'ne saldırıyla başlayan ve 7 yurttaşımızın hayatını kaybetmesiyle dramatik bir şekilde sonuçlanan Gazze meselesinde İsrail ne yazıkki bildiğini okuyor. Bütün dünya güya İsrail'i kınadı.
Peki ne oldu? Kocaman bir hiç. Biz önce özür sonra da tazminat bekledik peki ne oldu? Hüsran. İsrail'in Başbakanı Benyamin Netenyahu saldırıda ölenler için "Giruh" dedi. Ne özür dileyeceklerini nede tazminat ödeyeceklerini söyledi. Yani kesin bir dillle Türkiye'nin son derece haklı ve insani isteklerine karşı sed çekip her zaman yaptığı gibi bildiğini okudu.Peki biz ne yaptık? İsrailli Bakan Eliye El Ezel ile görüştük. Görüşen Dışişleri Bakanımız Ahmet Davutoğlu. Bu buluşma gerek İsrail'de gerekse ülkemizde büyük eleştirilere neden oldu. Hatta konu muhalafet partileri tarafından meclis gündemine taşındı. Diplomatik ilşkileri kestiğimiz büyük elçimizi dahi geriye çağırdığımız kritik bir dönemde yapılan bu görüşmeyle alakalı olarak Dışişleri Bakaınımız Davutoğlu: "Taleplerimizi birde yüzlerine söylemek için bu görüşme gerçekleşmiştir." dedi.
İyi güzelde o talepler Eliye El Ezel'in İsrail'e dönüşünden sonra bizzat Başbakan Nerten Yahu tarafından elinin tersiyle itilince biz ne kazanmış olduk? Hiçbirşey.
O zaman bu görüşmenin ne faydası oldu? Sadece iki bakan İsrailli Başbakanın dediği gibi haftalar sonra en üst düzeyde bir görüşmeyi gerçekleştirmiş oldu. Peki bu görüşmede ABD Başkanı Obama'nın "İlişkilerinizi düzeltin." telkinlerinin bir finansmanı oldu mu olmadı mı bunu da bilemem.
Gazi Meselesi
Gazi İlköğretim Okulu'nun birkaç gün önce yazdığım gibi Gölcüklünün gönlünde manevi bir değeri var. Biz buna hüzünlü bir başlangıçta diyebiliriz. Çünkü bu okul 1958 yılında bir çok Gölcüklü öğrencinin hayatını kaybettiği Üsküdar Vapuru Faciası sonrasında kurulmuştur. Acılı bir geçmişi vardır.
Ben ortaokuldaki 3 yılımı bu güzide eğitim yuvasında geçirdim. Bedenci Enver Beyler, Edebiyatçı Şüküfe Hanımlar, Fransızcacı Yurdanur Hanımlar ve Coğrafyacı Hamdiye Hanım ile Fizikçi Ziya Bey bizim okulumuzun hem baba hem anne hemde candan öğretmenleriydi ki bizler üzerinde en derin etkiyi bırakanlardan bir tanesi de yine o dönemde bizim fizik derslerine giren ve daha sonra Gölcük İlçe Milli Eğitim Müdürü olup elin bir trafik kazası sonucu kaybettiğimiz merhum Yılmaz Çavuşoğlu öğretmenimizdir.
Yine Nevzat Uysal'ın emekli albay olan ve fizik derlesine giren F bir lakaplı hocamızı da unutmamız mümkün değil. O dönemde sınıflarımızda soba vardı. Biz odunlarımızı kendimiz taşır, sobalarımızı kendimiz yakardık. Ancak kocaman sınıflarımızı odun ateşi değil öğretmenlerimizin içtenliğiyle arkadaşlarımızın dostluğu ve samimiyeti ısıtırdı. Gel zaman git zaman Gölcük geliştikçe adı bugün Gazi İlköğretim Okulu olan bu güzide eğitim yuvamızda şehrin tam içinde kaldı. Bugün arsası üzerinde çeşitli söylentilerin dolaştığı Gazi İlköğretim Okulu mutlaka ve mutlaka Gölcük'ün kalmalı.
Arsası ticari yönden büyük değer taşıyordur buda doğrudur. Trilyonlar ediyordur, aynen öyledir. Ama hepimiz biliyoruz ki orası Gölcük'e aittir. Bu manevi değeri yüksek yerin Özelleştirme İdaresine devredilip ihale yoluyla satılacağı laflarının dolaşmasından sonra canımızın sıkıldığı bir gerçektir.
Konu muhalafet tarafından gündeme getirilmesinden sonra Ak Parti meclis grubunun son derece duyarlı bir davranışla meseleyi gündeme alıp Ankara yolculuğuna çıkacak olmasını da büyük bir memnuniyetle karşılıyorum. Ak Parti Kocaelinde güçlüdür. Bir bakan 6 milletvekili tarafından temsil edilmektedir. Dolayısıyla bu konuda irade sahibidirler, bu iradeyi de göstermek durumundalar. Ve yine ben çok iyi biliyorum ki 6 yıl önce şimdiki Sanayi Bakanımız Nihat Ergünle de görüşmeler yapılmış ve olumlu adımlar atılmıştı. Eğer Belediye Başkanı Mehmet Ellibeş bu sorunun çözümü noktasında 6 yıl önce işin üzerine kararlılıkla gitse hadise bugünkü duruma gelmeyecekti. Ancak meselenin çözümü noktasında daha hiçbirşey aleyhimize bitmediğine göre demekki vaktimiz var. Demekki bu konu Gölcüklünün de yine pekala çözülebilir. Bütün Gölcük'ün beklediği de zaten bu önemli konunun ilçemiz adına ve gönlümüzdeki şekliyle çözüme kavuşturulmasıdır.
Bu yazı Gündem bölümü’nde 05.07.2010 tarihinde yayınlandı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
Etiketler:
ne özür,
gazi,
meselesi,
Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.