Bugün köşe yazımda değişik şeylerden bahsetmeyi planlıyordum fakat İhsaniye sakinlerinden eski arkadaşım Nihat Saygı bir mektup gönderip not düşmüş, "Mutlaka yayınlamanı istiyorum, çok önemli..."
Baktım bu önemli konu ne diye. Önemliydi. Bazıları için önemsiz olabilir ama gerçekten önemli bir konu.
Nihat kardeşim büyük sıkıntılar çekmiş, ölümlerden dönmüş bir insan. Başına gelen olaylar sonrasında dünyaya bakışı biraz daha farklı oldu. Kolay değil 28 gün komada yattıktan sonra umutlar kesildiği anda yaşama dönüp sakat kalmak... Sonra depremde enkazdan çıkıp sevdiklerini kaybetmek. Hepsi kısa bir ömür içine sığdı. İşte arkadaşımın mektubu. Bir bölümünü makasladım. Canı çok sıkılmış, ağır yazmış. Özü aşağıdaki gibi. Nihat birilerini göreve çağırıp işine sahip çıkmasını istiyor. İşte mektup...
Herkes görevini yapsa bu memleket kimseye muhtaç olmaz, dünyayı şekilsiz insanlar sarmaz. Şimdi öyle oldu ki kimseye bir şey denmiyor, söyleyince de altında bir şey aranıyor. Her şey çıkar işine dayanmış; çöpçü çöpünü düşünse, devlet nasıl rahat ettiririm diye halkını düşünse, herkes yaptığı işin hakkını verse dünya daha iyi olmaz mı, daha güzel yaşanmaz mı?
Bazen gece uyuyamıyorum, sabah erkenden köylere sabah namazına gidiyorum. Namazda hoca dahil kimseler yok! Kimse gelmese de hocanın orada olması lazım değil mi? Camileri dolaşıyorum, temizliğe dikkat edilmiyor. Çeşmeler boşa akıyor, hoca bunlardan sorumlu değil mi? İnsanlar ekmeği için sabahın erken saati şehre iniyor, oradan gelecek üç beş kuruşla ailesini geçindirecek. Camide hocayı bulamadığımda hocayı araştırıp soruyorum, neredesin? Bin türlü bahane uyduruyor. Aslında ezan merkezi sistem olduğundan hoca memnun, vatandaş memnun. Hocanın görevi ne? Hoca arsa kiralamış, ekiyor biçiyor. Peki devlet iki gün geç maaşını verse ortalık ayağa kalkmaz mı? Hoca neden görevini yapmıyor? Cemaati olmayan hocanın utanması gerekmez mi? Gençlere dinimizi anlatması gerekmez mi? Madem herkes namazını evinde kılacak, camiye bu kadar neden masraf yapılıyor? Namaz dinin direği diye bir söz var. Peki yalnızca bayram namazı mı dinin direği? Hocanın cami avlusunda bulunup gençlere eğitim vermesi gerekmez mi? Türkiye borcuna sadık olmayan, hak hukuk bilmeyen, sadece arabasını ve mevkisini koruyan insanlar yüzünden bu sıkıntılı hale gelmedi mi?
Bir sürü insanımız şuursuz yetişiyor. İbrahim Tatlıses, dünyanın kendisine ve sesine hayran olduğu bir sanatçı. Reyting için yanında dansöz oynatıyor! Şeytan bile artık görevini bıraktı; bizler zaten onun dediklerini, istediklerini yerine getiriyoruz. Futbolu çocuklara aşıladık, hepsi küfürü orada öğreniyor.
Aldıkları maaşı beğenmeyen insanlar çok. Çok aza kanat getiriyorlar. Bu yüzden hırsızlık, zina, çeteler, gasplar çoğaldı. Böyle bir topluma dürüstlüğü kim aşılayacak? Müftü dediğimiz din görevlimizin görevi nedir? Gölcük'te en fazla elli cami var. Belli zamanlarda köylerdeki camilere sabah namazlarına gitseniz, camileri gezseniz, camiler tertemiz olmaz mı? Camiler müftünün ve hocanın sorumluluğunda değil mi? Ekmeklerini buradan kazanmıyorlar mı?
Ben küçük şeyleri kafama takıyorum ama bu küçük şeyler zamanla büyüyor. Şimdiden önlemini almak lazım. Müftünün camileri denetlemesini ve cemaat durumunu görmesini istiyorum, hocalara yol göstermesini istiyorum. Bu vatan bizim, bugünlere kolay gelinmedi. Ben 28 gün komada kaldım. Ayıldım, dünyayı başka türlü gördüm. Erkeklerin kulağında küpe, genç kızlar kendini dağıtmış. Banu Alkan bile kraliçe olmuş. Bülent Ersoy asker annelerine öğütler veriyor. Şehitlerimiz, atalarımız mezarından kalksa, bu ne hal demezler mi? Sizin için mi öldük demezler mi? Hale bakın... Mehmet Ali Erbil bile 50 değişik hatunu program yapıyorum diye sahneye çıkarmış, insanlarla alay ediyor. Nereye gidiyoruz belli değil... Özellikle cami konusuna kafayı taktım. Bu iş düzelmezse Ankara'ya kadar şikayet edeceğim. Müftülüğün bu konuyla ilgilenmesini bekliyorum.
Bu yazı Gündem bölümü’nde 13.04.2009 tarihinde yayınlandı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
Etiketler:
müftü,
gölcük,
cami,
din,
ibrahim tatlıses,
namaz,
Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.