ormanların kralı

[-]Normal[+]

ormanların kralı

Efsane derki ormanların kralı aslandır. Her ne kadar filler ve su aygırları aslandan cüsse olarak büyük olsada kral her zaman aslandır. Liderlik özelliğine sahip burç olarakta aslan burcu gösterilir. Neticede ormanda çakallar, kurtlar, filler ve de kurnaz tilki vardır. İşte hikayede burada başlıyor ya ormanın kralı aslan muktedir bir iktidar sahibidir. Geçtiği yolları titretir. Adaleti de eşit olarak dağıtır. İşte ona onun için aslan derler. Zaman zaman büyüklerimizin 'hadi aslanım, hadi evladım' diye sırtımızı sıvazlaması o manadandır. Bir gün komşu ormandan aslana bir elçi gelmiş. Gelen elçi kralın çok hasta olduğunu yerine seçeceği yeni kral için çok zorlandığını, yedi aday arasında bir türlü tercih yapıp karar veremediğini bunun içinde kendisinden yardım istediklerini belirtti. Aslan "tabiki gelirim, hay hay siz birkaç gün misafirim olun, bende hazırlıklarımı yaparım, birlikte yola çıkarız demiş. Ormanların Kralı Aslan kendi ahalisine gerekli konuşmayı yaptıktan sonra birlikte komşu ormanın yolunun tutmuşlar. Herkes ormanın birlik ve düzeninin devam etmesi için ortak hareket edip huzurlu günler geçirmeye devam ederken kurnaz tilki bu durumu fırsat bilip planlar yapmaya başlamış. Ormanda huzur yavaş yavaş kaçmaya başlayınca aslanın sadık dostlarından maymun, günlerce yol alarak komşu ormana varmış. Durumu orada  kralları aslana anlatmış. Aslanda onlara ben gelene kadar sabırlı olun buradaki görevimiz henüz bitmedi o tilkilerden burada da çokça var ama neticede sel gider kum kalır, huzurumuzu bozmak isteyenler kendi çıkarları adına iktidar arayanlar sonunda hüsrana uğrarlar varın gidin dirlik ve düzen için gayret sarfedin demiş. Maymun her ne kadar geri dönsede ormanı adına endişe yaşıyormuş. "Bu tilkide yalan bol, vaad bol. İnşallah ben dönene kadar kendi ikbali uğruna ormanımızın daha da huzurunu kaçırmamıştır" demiş. Kral her ne kadar maymunu geri göndersede içini yinede bir huzursuzluk kaplamış. Tilki'ye "bu hile kandırmacı ve göz boyama bitmez. Sahte sahte güler. Her türlü samimiyetsizliği  sergiler ve ahaliyi de kandırır" demiş. Nitekim maymun ormana dönene kadar aradan iki hafta geçmiş bakmış ki tilki yapacağını yapıyor. Ormanda huzursuzluk iyice artmış. Hayvanlar alemi neredeyse birbirine düşecek hale gelmiş. Maymun bakmışki olacak gibi değil yanına arkadaşlarını alarak tilkinin yanına gitmişler. Onu ikaz etmişler. "Bak bu ormanın kendine has gelenek ve görenekleri vardır. Bunları bize kralımız aslan öğretti. Biz ondan doğruluğu, dürüstlüğü, hakça paylaşımı ve eşit yaşamayı öğrendik. Sen sırf kendi şahsi menfaatlerin uğruna buranın huzurunu bozup kargaşa çıkarmaya çalışıyorsun. Nedir senin derdin.?" Tilki hin hin gülerek "ben yıllardır bu günü beklerdim, benim babam ve dedelerim de öyle, şimdi bir fırsat doğdu aslan kralımız komşu ormana gitti. Onlara yardım edecek. Buranın da başı boş kaldı. Ben size yeni kral olacağım. Bunun için bildiğim ne kadar oyun varsa hepsini yapacağım. Onun için sözleriniz boş ve nafile." Maymun ve arkadaşları her ne kadar tilkiden hiçbir zaman kral olmayacağını anlatmaya çalışsalarda tilki hiç birini dinlememiş "ben bildiğin yolda devam edeceğim ben ne yapar eder bu ormanın ahalisni kandırım" demiş. O sırada da oradan ağzında kocaman bir peynir dilimiyle karga geçiyormuş tilki hemen kargaya seslenerek "ay karga kardeş seni gördüme çok sevindim. Moralim de çok bozuk şu güzel sesinle bana bir şarkı söylede kendime geleyim" demiş. Karga bir dalın üzerine konarak "benim sesim o kadarda güzel değil ama madem tilki kardeşin morali çok bozuk hiç olmasza ona bir şiir okuyayım" demiş. Tilkinin hain düşüncesini anlayan maymun ve arkadaşları tam kargayı uyaracaklarken saf karga şiir okumak için ağzını açınca peynir düşmüş ve tilkide onu afiyetle yemiş. Kurnaz tilki maymun ve arkadaşlarına dönerek "bak bende ne oyun biter ne numara. Gördünüzmü saf kargayı nasıl kandırdım? Siz merak etmeyin ben herkesi kandırım. Ve sonunda kendimi buraya kral seçtiririm" demiş. Kurnaz tilki ormanda her türlü dolabı çevirmeye başlamış. Sincap ve tavşanlara fındık, Maymunlara muz, kaplanlara, leoparlara taze hayvan etleri... Velhasıl kim neyi seviyorsa etrafına aldığı dalkavuklarla birlikte ormandaki diğer hayvanların hiç çalışmasına ve avlanmasına gerek kalmadan ihtiyaçlarını gidermeye başlamış. Bu arada aradan günler geçiyor ve kurnaz tilkide dalkavuklarıyla birlikte hayvanlar aleminin bir bölümünü yanına doğru çekmeye başlamış. Kendi ormanını bırakıp komşu ormanda yeni kral seçimi için yardıma giden aslanda işlerin uzaması nedeniyle bir türlü kendi ormanına dönemeyince işler daha da karışmış. Kurnaz tilki sonunda seçim kararı aldırmayı başarmış. Neticede ormanda ne kadar aklı başında olan varsa karşı çıkmasına rağmen tilki seçim hileleriyle yeni kral olmayı başarmış. Lakin taht'a bir türlü oturamıyormuş. Ne kral elbisesi ne de saray ona hiç yakışmamış. Orada eğreti olarak durmaya başlamış. Dalkavukları yalakalık yapmaya devam ederken, bunlar hin hin gülmeye ve başardıklarını sanmaya başlamışlar. Hizmetleri sadece kendilerine oldukları için ormanı dertlerini bir türlü kavrayamamışlar. Kuruyan ağaçlara, bozulan çimlere sadece bakıyorlarmış. Varsa yoksa düğünler, dernekler, civelek civelek gezip, kendi alemlerinde yaşıyorlarmış. Gerçek kral ve gerçek iktidar olamadıkları için ormanlarının hakimi de olamıyorlarmış. Nihayet aslan kralın komşu ormandaki işi bitmiş oraya yeni kral seçilmiş. Dirlik düzen sağlanmış, aslanda kendi ormanına dönmüş lakin bütün olanları biliyormuş, onun içinde öfkesi büyükmüş. Ormanın en orta yerinde GRAVVV diye kükrediğinde herkesin aklı başına gelmiş. Tilki korkudan kaçacak delik aramış, etrafında bir tane dahi dalkavuk kalmmış. O dalkavuklar ormanın gerçek kralı aslana soytarılık yapmaya devam ederken zavallı tilki bir köşede yalnız başına kalmış. Eee naparsınız işte hayat böyle bir şeydir.

 

Geri izlemetrackback
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.