Ozon tedavisi

[-]Normal[+]

Doğanın yenileyen gücü olarak ozon tedavisi öneriliyor. Ben de bu işi merak ettim.

Değerli kardeşim Gölcük Sağlık Grup Başkanı Dr. Ekrem Aktuğ adres olarak, İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Özlem Durmuş'u gösterdi. Randevulaştık ve bizim Tuğçe'yi de yanıma alarak  Amiral Sağlam Caddesi'ndeki muayenehanelerinin yolunu tuttuk.

Aslında ozon tedavisi uzun süredir insanlar tarafından uygulanmasına rağmen Türkiye'de henüz yeni. Kocaeli'ndeki ilk uzman tedavisi Dr. Özlem Hanım ve Dermatoloji Uzmanı Dr. Ercan Çalışkan tarafından gerçekleştiriliyor. Bendeniz bir anda merak saldığım bu tedavi yöntemi için "Haydi bana da uygulayın" desem de ne Doktor Hanım ne de hemşire hanım benim ince kol damarlarımı bulamadıkları için o anlık kaydıyla ozon zevkinden mahrum kaldım. Sonra Dr. Özlem Hanım toplam yirmi dakika süren bir seanslık uygulamayı kendisi için yaptı.

Bütün malzemeler yurtdışından geliyor ve sadece bir kez kullanılıyor. Dr. Ercan Çalışkan ve Dr. Özlem Durmuş müthiş bir ikili oluşturmuş. Bence beş ayrı uygulama şekli olan ozon tedavisinden belli şikayetleri olan herkes mutlaka yararlanmalı. İşin en güzel yanı herhangi bir yan etkisinin olmaması.

Uzmanlarımızla ozon tedavisi konusunda bir de röportaj yaptık. İstedik ki Gölcüklüler de bu müthiş imkandan yararlansın. Ben sadece düşüncelerden sizlere  beş önemli faydasını anlatayım, gerisine siz karar verin. Cinsel fonksiyonların düzenlenmesinde, bazı tip saç dökülmelerinde, yaşlılığa bağlı şikayetlerde, diş hekimliğinde, toksinlerden arınmada detoks amaçlı kullanılmaktadır.

 

BAŞBAKANDAN YANLIŞ YERDE DOĞRU SÖZLER

Sevgili Başbakanımız Sayın Recep Tayip Erdoğan, İzmir'de  9 Eylül Üniversitesi'nin yeni eğitim ve öğretim döneminin açılışında yaptığı konuşmada yine gündemi değiştirdi.

Aslında Başbakan doğru bir tespit yaptı. Lakin bana göre doğru tespitin yapıldığı yer yanlıştı. Karşınızda büyük bir heyecanla ve ülkeme faydalı insan olacağım düşüncesiyle okuyan yüzlerce genç var ve siz onlara diyorsunuz ki, her üniversite mezunu iş bulacak diye bir kural yok. Hadi buyurun bakalım. Tam da yerini buldunuz.

Öğrenciler Başbakan'dan tüm amacımız sizlerin bu okullardan mezun olduktan sonra hepinize iş imkanı sağlamak gibi iç okşayıcı sözler beklerken gençlerin duyduğu mezun olabilirsiniz ama iş bulacaksınız diye bir şey yok... Yüz binlerce işsizin olduğu ülkemizde bu gerçek bir konuşma, doğru bir tespit ama yeri bence üniversite değil. Patronlarla yapılan bir toplantı olmalıydı.

Sayın Başbakan patronlarla yapılan toplantıda arkadaşlar işsizlik ordusuna her yıl üniversite mezunu yeni gençler katılıyor. Sizin ve bizim görevimiz daha çok büyüyerek daha çok üreterek onlara iş imkanları yaratmak demiş olsaydı, doğru yerde doğru konuşma olurdu. Bu konuşmayı üniversite öğrencilerinin gözlerinin içine baka baka yaparsanız derin bir hayalkırıklığı yaratmış olursunuz. Zaten Ankara Üniversitesi Öğretim Üyelerinden Prof. Dr. Korkut Bora Tay da yaptığı açıklamada "Başbakan'ın bu sözleri demokratik hiçbir ülkede söylenecek sözler değil. Ama benim bu sözlerden çok hayret ettiğim nokta kendisini dinleyen öğrencilerin sessiz kalması ve hiçbir tepki vermemesi. Gençlerin üzerine sanki ölü toprağı serilmiş" dedi.

İşte işin uzmanının da Sayın Başbakan'ın sözlerine yorumu bu. Halbuki iktidarların görevi sorunları çözmektir. İktidarın görevi iktidara geldikten itibaren işsizlik sorunun erimesi için attıkları adımlardır. Eğer AK Parti hükümeti göreve henüz yeni gelmiş olsaydı, bir enkaz edebiyatıyla durumu gençlere anlatabilirdi. Ama iş öyle değil. İktidara gelişinizin 8. yılında bu lafları ediyorsanız gençlerin de size 8 yıldır bunu niçin başaramadınız diye bir soru sorması gerekirdi. Ama sevgili gençler bunu yapmadılar ve sessiz kaldılar. Bu tepkisizlik sevgili Bora Tay'ın da çok garibine gitmiş ki  konuşmasının hemen başında önce çıtı çıkmayan gençlere deyindi. Evet işin içinde bir gariplik var. Birincisi Sayın Başbakan'ın yanlış yerde doğru şeyler söylemesi. İkincisi de sessizce kendisinin dinlenmesi.

9 Eylül'de sessizlik hakimken İstanbul'da gençler, yani üniversite öğrencileri İMF Başkanı'nı protesto ediyorlardı. Hatta içlerinden bir tanesi İMF Başkanı'nın konuşması sırasında Irak'ta ABD eski Başkanı Bush'un basın toplantısı sırasında kendisine ayakkabı fırlatan Iraklı gazeteci gibi bizim çocuk da ayakkabısını fırlattı. Ama Allah'tan o da tutturamadı.

İşte durum budur. Başbakan umarım bundan sonra üniversitelerin açılış törenlerinde yaptığı konuşmalarında Türkiye'deki işsizlik gerçeğinin her ne kadar altını çizse de bu önemli sorunun en kısa zamanda giderileceği konusunda ümitkar mesajlar verir. İşte o zaman kendisine sessiz kalan gençler bekli de bu defa yaşa ve hurra diye kendisini alkışlarlar. Başbakan'ın bu sözleri bana şu özlü sözleri de hatırlattı. Her doğru her yerde söylenmez. Eğer  böyle yaparsanız yanlış anlaşılırsınız.

Geri izlemetrackback
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.