Şehirde Yaşamak

[-]Normal[+]

  Şehirde yaşamak farklı bir şeydir. Tüm insanların yaşamı birbirine bağlıdır. İnsanlar birbirlerine bağlı olarak yaşamak zorunda oldukları için birbirlerini çok rahatsız eder bu rahatsızlık dostlukların ve komşulukların bozulmasına neden olur.

Mesela balkonda ailesi ve eşiyle kahvaltı yapanların üstüne üst katta oturanlar  örtü ve çarşaf sirkeler, balkona halılar asılır sular akar  ve sirkelenir, Alt katların camları açıkken sirkelenen çamaşırlar çarşaflar büyük sıkıntı yaratır ve komşular birbirine bakmaz selam vermez olur. Zamanla kavgalar ve tartışmalar olur. Bunların en büyük nedeni insanların büyük çoğunluğunun kendilerini halen köylerinde sanmasından kaynaklanmakta.

Önceki gün Değirmendere de otururken ilginç bir görüntü dikkatimi çekti. Canım sıkıldı. Değirmendere sahilinde deprem sonrası yapılan ağaçtan çay bahçeleri ile binalar arasındaki yolda büyük bir kalabalık vardı. kalabalık bir oyana bir buyana gezerken hemen Öz Serbeslerin yanındaki binanın birinci katında bir bayan, modern görünüşlü bakımlı bir insan, giyiminden belli, başladı balkonu bezle silmeye silip elindeki bezi aşağıya silkelemeye aşağıda iş yerleri, hemen önünde çay bahçeleri ,cafeler insanlar yiyip içiyor, hemen altında iki metre mesafede yüzlerce insan yürüyor, hanımefendi bunların üstüne balkonundan sildiği tozları ve pislikleri dakikalarca silkeliyor kimse yukarıyı görmüyor.Derken bir çamaşır sepeti getiriyor eline aldığı her çamaşırı insanların üstüne alta ki işyerlerinin üstüne silkelemeye başlıyor ta ki çamaşırları asma işi bitene kadar.

Evet birlikte yaşamanın inceliğini, özelliklerini bilmeyen binlerce insan şehir yaşamını çekilmez hale getirip komşuluk duygularını sevgi ve saygının kaybolmasına neden oluyor. Sonra dedikodular üretiliyor. Bunların tüm sebebi istediği zaman elindeki pislikleri balkonundan silkeleyememek oluyor.

Bir zamanlar ev alma komşu al diyen atalarımız çok doğru söylemiş, ama artık evde alınmıyor komşuda şehirde yaşam zor ve sıkıntılı her yer sorunla ve bulunduğu yerin kurallarını bilmeyen insanlarla dolu. Komşuluk bitince dostluk ve arkadaşlıkta ölüyor..bakalım nereye kadar gidecek.

Neyse haftanın ilk gününde bu kadar sıkıntı yeter dertleri fazla deşmeyelim. Günü güzel bir hikaye ile tamamlayalım... Bunlar birbirini gerçekten seven iki arkadaş, işte iki arkadaşın birbirlerine karşı şakalarının dozu.

FUZULİ İLE RUHİ

İki büyük düşünür ve şair Fuzuli ve Ruhi devrin padişahının sarayında bir davete icabet etmişler. Eften püften şeylerle kopmayacak dostlukların adamı olan bu iki arkadaş, cennetten bi köşevari sarayın muhteşem güzel bahçesinde dolaşırlarken; Şair Ruhi 'nin aklına muziplik gelmiş;
RUHİ : Ya Fuzuli dostum, şu cennet gibi bahçenin, şu güzel çiçeklerin içinde, şu göz alıcı işlemeli duvarların dibindeki o uyuz it 'i görüyormusun?
FUZULİ : Görüyorum ya Ruhi ?!
RUHİ : İşte o it bu sarayda fuzuli !!! atılan taşı tekrar gediğine koymak için bir an düşündükten sonra;
FUZULİ : Doğru söylersin ya Ruhi... Sıkacaksın şu itin bogazını çıkacak içinden ruhi !!! ....(Allah hepimize hayatı hoş edecek güzel dostlar nasip eylesin)

 

Sağlıklı ve güzel bir gün diliyorum

 

 

Geri izlemetrackback
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.