Suriye’de son tango-Sıra sonra İran’a gelir

[-]Normal[+]

  Konu tabi ki Seracettin Tanyerli'nin "Papatya gibisin beyaz ve ince" tangosunda olduğu gibi değil. Marlon Brando'nun Paris'te son Tango filmindeki gibi hiç değil. Burada ki tango, bir devrin kapanışı ile ilgilidir.

Plan yıllar önce yapılmış, uygulamaya geçen yıl konulmuş ve bugün Suriye'ye kadar ulaşmıştır. Hani şu meşhur 22 ülkenin rejim ve haritalarının değişeceği hadisesi. Direnişin en yüksek kalesi olarak kapı komşumuz Suriye ortaya çıktığında, Beşar Esad'da babası Hafız Esad gibi şiddetten kaçınmadı. Suriyeli birbirini vurdukça vuruyor. Ülke bir taraf ve öteki taraf olarak ikiye bölünmüş durumda. Bir tarafı İran, Rusya ve Çin destekliyor, diğer tarafı ABD, ona bağlı Arap ülkeleri ve Avrupa Birliği. Sonunda büyük patronun dediği olur, sinyali de verildi. Ve Suriye'de son tangoya geçildi.


İngiltere ve ABD'nin büyük elçiliklerini kapatıp geri çekme kararı, Esad yönetiminin sonunun başlangıcıdır. Bu işin artık kaçarı kuçarı kalmamıştır. İngiltere ve ABD'de ki gazeteler kendi kamuoylarını Suriye'ye yapılacak olan NATO şemsiyesi altındaki bir müdahaleye adım adım hazırlamaktadır. Her iki ülkenin etkili medya organları Esad yönetiminin katliamlarını çarşaf çarşaf ekran ve sayfalarına yansıtarak son tangonun haklılığına zemin hazırlamaktadırlar.


Peki şimdi NATO şemsiyesi altında dedik, iyi de oraya kimler gelecek? Fransa Libya'ya yakındı, ulaşması zor olmadı. NATO gücünü Türkiye denizden lojistik destek verdi. O halde Suriye'de durum ne olacak? Biz NATO ülkesiyiz. Umarım ve inşallah Türkiye'nin burada muhalif asker gücü kullanma durumu olmaz. ABD ise Suriye ile askeri güç olarak mücadele etmek istemeyecektir. Çünkü bu Kasım ayında yapılacak olan ABD başkanlık seçimlerinde Obama'yı sıkıntıya sokar. Irak'ta girdaptan kurtulamayan ikinci bir Vietnam yaşayan ABD, aynı hatayı Suriye'de yapmaz. Ancak Suriye gözden çıkarıldığına göre yani son tangonun çanları çaldığına göre oraya mutlaka bir askeri güç yaptırımı uygulanacaktır. Bu inşallah ve umarım NATO şemsiyesi altında dahi olsa da NATO böyle bir karar alsa da biz olmayız.

Sıra sonra İran'a gelir


Suriye'nin Esad rejiminden arındırılmasından sonra sıra ille de ve mutlaka İran'a gelecektir. Malatya'nın Kürecik ilçesinde kurulan NATO'nun radar sistemi, her ne kadar Almanya'da komuta edilecek olsa da o düğmenin basım emrini ABD verecektir.


İşin ilginç tarafı bir NATO üyesi olmamasına rağmen NATO'nun sistemin harekete geçip kullanılması halinde İsrail ile bilgi paylaşımını gerçekleşeceğini açıklamasıdır. Çünkü herkes çok iyi bilmektedir ki, Suriye ve İran arasında ki ittifak İsrail'i yakından ilgilendirmektedir. Çünkü her iki ülkede de İsrail'i baş düşman ilan etmiş durumdadır. Önümüzdeki ayların bölgemizde ne kadar zor geçeceğinin her ne kadar savaş dönemleri bitse, dense dahi sıcak bir savaşın kapıda olduğunun da işaretleridir etrafımızda tüm olup bitenler.


Bir müdahale salvosunu Rusya ve Çin'in desteği ile savuşturan Suriye, Birleşmiş Milletlerden değil NATO'dan bir karar alınması halinde işin içinden nasıl sıvışacaktır? Bu sorunun şu an için cevabı yoktur. Anahtar İran'da gibi gözükmektedir. Suriye gittiğinde Ahmedinejad sıraya kendinin geleceğini çok yakından bildiği için önümüzdeki günlerde mutlaka çok tehlikeli oyunların içerisinde olacaktır. İran Paris'te ki son tangonun nasıl sonuçlanacağını bekledikten sonra müttefikleri ile birlikte harekete geçecek ve umarım bu hareketler inşallah bizi etkilemeyecektir.

Ahmet Levent'in ziyareti


Siyasette kaleler son derece önemlidir. Terkedildiği anda tarumar olur gidersiniz. Bugün 46 ruhunun isim olarak yansıması olan Demokrat Parti'de her ne kadar şu anda müthiş bir zafiyet yaşansa da, Adalet Partisi'nden Doğruyol'a uzanan ve Mehmet Ağır döneminde de adı Demokrat Parti olarak değiştirilen misyonda partinin bekçileri kalelerini terk etmemekte kararlı görünüyorlar.


Adı Demokrat Parti ama amblemi Doğruyol'un kıratı. Pazar günü genel kurula gidecekler ve o genel kurul alışılagelmişlerin dışında sadece 100 delege ile ve parti ilçe binasında yapılacak. Halbuki bir zamanlar ne salonlara ne de meydanlara sığarlardı. Ahmet Levent şu anda rüzgarı karşıdan aldıklarını söylüyor. Karşıdan gelen rüzgar sizi hırpalar. Yürüyüşünüzü engeller, sert bir rüzgardır. Ama benim sevgili dostum ve değerli arkadaşım Ahmet Levent o rüzgarın bir gün mutlaka ters yönden eseceğini yani rüzgarı arkalarına alacaklarını söylüyor. Buna inanmış, partimizin lambasını söndürtmeyeceğiz, ışıksız bırakmayacağız ve kırat süvarisiz kalmayacak, diyor. Çok iyi biliyor ki başı boş bir atın nereye gideceği belli olmaz.


İşte oy oranları her ne kadar çok düşük olsa da meclisin dışında kalsalar da, kırata gönül verenler eski parlak günlerin yeniden geleceğine inanıyorlar. Ahmet Levent bu anlamda Pazar günü yapılacak olan seçimde kıratı süvarisiz bırakmamak adına yeniden aday.

Geri izlemetrackback
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.