Aslında bu konu hiç hatırlamak ve hatırlatmak istemediğim bir konu ama, maalesef ülke olarak 1. derecede deprem kuşağı üzerinde yaşıyoruz.
1999 yılında yaşanan ve merkez üssü Gölcük olan Marmara depremi'ni 7 şiddetinde yaşayan bizlerdik. 1999 yılında ne kadar can ve mal kaybettiğimizi, hepimiz çok iyi hatırlıyoruz. Allah bir daha göstermedin diyoruz ama, deprem gerçeğinden de kurtulamıyoruz. Son olarak yaşadığımız Elazığ depremi, daha dün gibi gözlerimizin önünde.
İçinde yaşadığımız coğrafya, çok oynak bir coğrafya ve deyim yerindeyese, yerin altı adeta beşik gibi sallanıyor. Uzmanlar yeni bir depremin habercisi olarak çeşitli açıklamalar yaparak uyarılarda bulunuyorlar. Hemen her gün yeni deprem senaryosu okumak, ya da televizyonlarda izlemek sıradan bir hal durumuna geldi. Ama gerçekten yeni bir deprem bekleniyor galiba. Uzmanlar, bu konuda yaptıkları araştırmaları bilimsel verilere dayanarak, halka iletiyorlar.
Bakın dün yine haber portallarından birisini okurken, gözüme yine depremle ilgili bir haber çarptı ve bunu sizlerle paylaşmak istedim. Haber aynen şöyle: 2005 yılından bu yana Marmara'nın dibini inceleyen bilim adamları açıkladı. Marmara Bölgesi'ndeki yer hareketlerini 2005'ten itibaren Yalova, Armutlu, Gemlik çevresine kurdukları deprem ağıyla inceleyen KOÜ Yer ve Uzay Bilimleri Araştırma Merkezi (YUBAM) ile GeoForschungZentrum'a (GFZ) bağlı bilim adamları, aralarında geçtiğimiz ay Şili'de meydana gelen 8.8 büyüklüğündeki depreminde bulunduğu bazı uzak depremlerin, bölgede yer altı aktiviteleri artırdığını belirledi.
KOÜ YUBAM Müdürü Prof. Dr. Şerif Barış, Marmara'nın orta bölgesinin deprem etkinliğinin KOÜ YUBAM ile GFZ'ye bağlı bilim adamlarınca Yalova, Armutlu, Gemlik çevresine kurulan 25 deprem istasyonu ile 17 sıcak ve soğuk su ölçüm istasyonundan oluşan "ARNET" deprem ağıyla saniye saniye izlendiğini söyledi. Barış, Ağın 2005'de 10 istasyon ile faaliyete geçirildiğini, bugün istasyon sayısının 25'e ulaştığını, istasyonların 15'inin KOÜ Umuttepe yerleşkesi'deki YUBAM'dan online olarak izlenip bölgede meydana gelen depremlerin kaydedildiğini belirtti.
Barış, istasyonlardan birinde 100 metre derinliğe sahip kuyu içi sismometre, diğer istasyonlarda ise 15'i geniş bantlı, 10'u kısa periyotlu sismometreler bulunduğunu bildirdi. Kapsadığı alan itibariyle Türkiye'de en sık istasyonun ARNET ağı üzerinde bulunduğunu, başka bir üniversitenin bu kapsamda bir ağa sahip olmadığını söyledi. Barış, ağ üzerindeki faylara ve yerleşim birimlerine yakın istasyonlara orta ve çok şiddetli depremlerde oluşacak ivmeleri ölçmek için 7 adet ivmeölçer kurulduklarını da kaydetti.
Barış, deprem öncesi yerkürede bazı fiziksel, kimyasal ve coğrafi değişimler meydana gelebildiğini, yer altı sularında basınç, ısı, içerik ve iletkenlikte farklılaşmalar görülebildiğini, sismolojik açıdan küçük ve öncü depremlerin sayısında artış, yer kabuğunda alçalma ya da yükselme gibi 50-60 farklı parametrenin değişebildiğini bildirdi. Barış, "En yakın örnek 17 Ağustos Marmara depreminde yaşandı. Bu depremden bir hafta önce, Yalova Termal'de ana kaynağın 100 metre ötesinde yeni bir sıcak su kaynağı ortaya çıktı."
İşte sevgili okurlar, son deprem senaryosunun hikayesi böyle...
Bu yazı Gündem bölümü’nde 27.03.2010 tarihinde yayınlandı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
Etiketler:
deprem,
şiddet,
seneryo,
Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.