Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğü'nün, 28 Aralık'ta yaptığı operasyonda Lastik-İş Sendikası Genel Başkanı Alaaddin Sarı ve genel merkez yönetiminden isimlere yönelik suikast planlandıkları iddiasıyla 18 kişi gözaltına alınmıştı. Şüphelilerin tamamı yapılan işlemlerin ardında adli kontrol şartıyla serbest kaldı. Operasyonlarla ilgili konuşan Genel Başkan Sarı, "Yönetim kurulumuzdan bir arkadaşımız yurt dışı programından dolayı yurt dışında. Diğer yöneticilerimizle birlikteyiz. Şu ana kadar neden bir basın açıklaması yapılmadı? Hem olaylara biraz daha ne olduğunu anlayabilme adına duruş sergiledik. Bu duruş sergilediğimiz süreç içerisinde de şubelerimiz ve çalışan arkadaşlarımız bir basın açıklaması yaptılar. Yaptıkları basın açıklamasının her cümlesine katılıyorum" dedi.
'BÖYLE OLAYLARLA KARŞI KARŞIYA KALIYORUZ'
Sarı, konuşmasının devamında şu ifadeleri kullandı; "Lastik sendikasının bu gibi hadiseleri çok manidardır. Nedense hep toplu sözleşme süreçlerinde böyle olaylarla karşı karşıya kalıyoruz. Geldiğim dönem itibariyle zor bir süreçte sendikanın yönetimine geldik. Hiçbir dönemimiz kolay olmadı. Her dönem dönemin kendisine has sorunlarla karşı karşıya kaldığımız süreçler yaşadık. Dünyamızın huzurunun bozulduğu dönemde daha da bozuk olduğu dönemleri yaşıyoruz. İsrail'in Gazze'ye yapmış olduğu saldırıları da kabul etmiyoruz. Bunları kapitalist sistemin kendini yeniden yapılandırmasıyla vuku buluyor. İnsanlığa saldırılar gibi değerlendirmiş olsak da bunun ekonomik boyutunun da olduğunu vurgulamak doğru olacaktır.
SUİKAST İDDİASI HAKKINDA KONUŞTU
Dünyadaki var olan problemlerin üzerine bu sorunlar eklenmiş, insanlık tarihinin göremeyeceği şekilde bir krizle kaldı, kalacak. Ülkemizde var olan sorunları değerlendirdiğimizde de aynı sorun ve problemleri çalışma hayatında bizi etkilediğini ifade etmek istiyorum. Dünyadaki var olan kuralsızlık, hukuksuzluk kavramıyla değerlendirdiğimizde Lastik İş Sendikası'nın şahsıma, yönetimine var olan suikast söylemleriyle ilgili konuşmak isterim.
'KABUL EDİLEBİLİR DEĞİL'
Sendika, özellikle başkanlar kurulu ve emekçiler olarak sendikasının, yönetiminin, genel başkanının arkasında olduğu zaten ifade etti. Kendi içimizden çıkan şahsın hezeyanı çerçevesinde bir takım olaylara sebebiyet vermesi asla kabul edilebilir değildir. İnsanlar seçimlerle gelir, seçimlerle gider. Burada bir suikast düzenlenecekse, planlanmışsa bunu tabi ki devletimize, adliyeye bırakmış durumdayız. Onların gereğini yapmış olacağını umut ediyoruz. Kendilerine teşekkür ediyoruz.
'BİNLERCESİNİ ÖLDÜREMEZSİNİZ'
Bu suikast ile alakalı ifade edilenler doğruysa başka birilerine taşeron edilmiş olsa da dahi şu bilinmesi gereken bir şey; bir Alaaddin Sarı'yı öldürebilirsiniz ama binlercesini öldüremezsiniz. Nasıl ki doğum gerçekse ölüm de bir gerçektir. Ölümden korkmuş olsaydık bu makamlarda olmazdık. Dün de oldu, yarın da olacak. Biz bildiğimiz yolda, inandığımız dava arkadaşlarımızla, üyelerimizle tek yumruk olarak çalışma hayatının daha iyi olması noktasında ifade etmek isterim. Bunun dışında söylenen manipülasyon duyuyoruz. Hiçbir tanesine katılmıyoruz. Yönetim kurulunun, her birinin sonuna kadar arkasındayım. Şu anda adli makamlarca takip edilen olayı biz de yakından takip ediyoruz. Bu konuda daha fazla konuşmak istemiyorum. Yazılanlara, çizilenlere, ben, yönetimim, üyelerim katılmıyor."
'RAHATSIZ EDEBİLECEĞİNİZ İNSANLAR OLABİLİYOR'
Tutuksuz yargılanmaları hakkında da konuşan Sarı, "Türkiye'de kesinlikle anayasanın değişmesi lazım. Hukukun yeniden yapılanması, gözden geçirilmesi gerektiğine inanıyorum. Baskın neticesinde bu şahıslar alınmış, konuşmalar, ifadeler, silahlar var. Mevzuatın yetersizliği noktasında yani 'fiili olay olmadığı sürece herhangi bir tutuklama olmaz' var. Fiili ne zaman olur, onu mu beklemek gerekiyor? Bu da hukukun yetersiz olduğunun işaretidir. Anayasa dahil olmak üzere tekrar yapılanmasından yanayız. Genelde toplu sözleşme dönemlerinde maalesef karşı karşıya kalıyoruz. Tesadüf mü bilmiyorum ama sonuçta biz sendikacıyız. Yönetimimizde 4 tane arkadaşa özellikle Kocaeli bölgesindeki arkadaşlara suikast düzenleneceği noktasında değerlendirmeler var. Bulunduğunuz makamda rahatsız edebileceğiniz insanlar olabiliyor." dedi.