Türkiye'de ara eleman sorunları, iş gücü piyasasında giderek daha belirgin hale geliyor. Yapay zeka ve otomasyon teknolojilerinin yükselişi, iş ortamında köklü değişimlere sebep olurken, geleneksel mesleklerde nitelikli eleman bulma konusunda büyük zorluklar yaşanmakta. Bu durum, gelecekte teknik alanlarda uzmanlaşmış iş gücünün azalmasına ve ustalık gerektiren işlerin yetersiz kalmasına sebep olabileceği endişelerini doğuruyor.
Başta elektrik, tesisat, klima bakımı gibi alanlarda, insan müdahalesine ihtiyaç duyan işler için eğitimli teknisyenler ve ustalar gerekmektedir. Ancak, özellikle son yıllarda kalifiye çırakların yetişmemesi, meslek okullarına olan ilginin azalması ve yeterli eğitim altyapısının olmaması gibi nedenlerle bu alanda bir sıkıntı ortaya çıkmıştır. Bu bağlamda, ustaların yanında çırak yetiştirilmesi önemlidir çünkü birçok meslek, teorik bilginin yanı sıra pratiği de gerektirir.
Yapay zeka, özellikle tekrarlayan ve basit işleri hızlı bir şekilde yerine getirirken, karmaşık fiziksel beceriler ve insan etkileşimi gerektiren işlerdeki yetersizlikleri gözler önüne sermektedir. montaj ve tamir işlerinde, estetik ve insan odaklı hizmetlerde insana olan ihtiyacı ortadan kaldırmaz. Örneğin, kuaförlük gibi mesleklerde, insan deneyimi ve sanatı yapay zeka ile tam olarak ikame edilememektedir. Bu noktada, meslek eğitiminde yeni bir yaklaşım geliştirilmesi şart.
Geleneksel eğitim yöntemleri, ustaların deneyimlerini aktarabileceği çıraklara ihtiyaç duyar. Ancak son yıllarda, çırak bulamamak birçok usta için sorun haline gelirken, sektördeki bilgi ve deneyim birikiminin kaybolmasına yol açmaktadır. Abdullah isimli bir kuaför ustası örneğinde olduğu gibi, yıllardır aradığı çıraklar, dönüşümdeki eksikliği vurgulamaktadır. Usta-çırak ilişkisi, hem mesleki bilgi aktarımı açısından hem de iş gücünün geleceği için hayati bir öneme sahiptir.
Peki gelecekte ne olacak?
Eğer bu sorun giderilmezse, Türkiye'deki birçok ustalık gerektiren meslekte nitelikli eleman bulmak giderek zorlaşacaktır. Çözüm olarak, meslek okullarının güçlendirilmesi, uygulamalı eğitimlerin artırılması ve gençlerin bu alanlara yönlendirilmesi gerekmektedir. Sadece gençlerin dikkatini çekmekle kalmayıp, mevcut çalışanların da gelişimlerine olanak sağlayacak eğitim programları düzenlenmelidir. Performansın arttırılmasına yönelik bu tür adımlar, iş gücü pazarındaki nitelikli eleman sorununu aşmada önemli bir rol oynamaktadır.
Sonuç olarak, ara eleman sorununu çözmek ve gelecekte iş gücü piyasasında nitelikli ustaları sürdürebilir hale getirmek, sektörlerin ve iş dünyasının daha sağlam temeller üzerinde yükselmesini sağlayacaktır. Bu nedenle, eğitim sisteminin bu dönüşüme uygun bir biçimde güncellenmesi büyük önem taşımaktadır.
Kalın sağlıcakla
*Vecdi ŞENEMRE