15255,15%0,89
43,27% 0,22
50,24% 0,01
6394,61% 0,01
10346,92% 0,00
ADD Gölcük Şube Başkanı Cemil Özbaş,
‘CHP ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE SİSTEMİNE GİRMELİDİR’
Atatürkçü Düşünce Derneği Gölcük Şube Başkanı Cemil Özbaş yaptığı basın açıklamasında ‘CHP bir an önce Atatürkçü Düşünce Sistemine girmelidir’ dedi.
Başkan Özbaş, ‘Akıl ve bilimden ayrılmayan namus ve liyakat esaslı yönetim anlayışı ile onca yoksulluk, borç ve yıkıma karşın kısa sürede uçak üreten bir sanayi ülkesi ve kendini doyuran 7 ülkeden biri olan Türkiye’yi yaratan, iki Dünya Savaşı arası dönemin ve 1929 Büyük Buhranının bütün zorluklarını aşarak CHP gemiyi limana ulaştırmıştır. CPQ; kurucusu Atatürk’ü çok erken yitirmesi talihsizliğine eklenen 2. Paylaşım Savaşı’nın yarattığı küresel yıkımın olumsuz etkisi altında girdiği 14 Mayıs 1950 seçimlerini, emperyal güçlerin İslam coğrafyasındaki tek Laik Cumhuriyeti güdümlerinde bir din devletine dönüştürme hedefleri doğrultusundaki (günümüzde BOP’la süren) çabalarının da katkısıyla kaybetmiş, iktidarı Demokrat Parti’ye devretmiştir. Ülkemiz 73 yıldır-kısa süreli birkaç koalisyon hükümeti dışında- genellikle Cumhuriyetimizin “laik, demokratik ve sosyal bir hukuk devleti” olarak tanımlanmış temel nitelikleri ve Aydınlanma Devrimleri ile sorunlu sağ partiler tarafından yönetilmektedir.’
‘NEDEN?’
Özbaş, ‘Dış borç, yolsuzluk ve yoksullukta rekor kırmış, laiklik ilkesini ağır tahribata uğratmış, kuvvetler ayrılığını yok ederek demokratik hukuk devletini tarumar etmiş, selden yangına, salgından depreme yaşamsal önemdeki tüm sorunları yönetmede başarısız olmuş, ekonomiyi krizden krize sürüklemiş, ama yine de son seçimleri kazanabilmiştir. Çünkü bu süreçte CHP; kuruluş felsefesinden, antiemperyalist özünden uzaklaşmış, Kemalist ideolojisinden utanır olmuş, kendi olmaktan vazgeçmiş, “Son 10 yılda en çok değişen parti biziz”, “30’ların CHP’si değiliz”, “Biz neyi terk ettiysek saray artık tam odur” ve benzeri söylemlerle başkalaşmış, hiçbir dahli olmayan kimi uygulamalar için yapılan -herhangi bir olumlu yanıt da alınamayan- “helalleşme” çağrıları ile zımnen mahkum edilmiştir. Bunlara ilaveten; solculuğu etnikçilik, demokratlığı mezhepçilik sanma cehaletine tutsak edildiği, Kemalizm’e “ırkçılık”, ulusalcılığa “faşistlik”, Atatürk’e “katliamcı” diyen gafillerle anılır olduğu için tabanında ciddi kırılmaya neden olmuştur. O kadar ki; tarihin ilk antiemperyalist ulusal bağımsızlık savaşı meydanlarında doğmuş, kurulduktan 50 gün sonra devlet kurmuştur. Atatürk’ün Partisi; “Benim ömrüm CHP zihniyetiyle mücadeleyle geçti”, “Anayasadan Türklük çıkarılmalıdır”, “Türkiye’nin bugün Said Nursî modeline ihtiyacı olduğunu düşünüyorum”, “İstanbul Sözleşmesi kadına şiddeti 10 misli artırdı” diyen Laik Cumhuriyet karşıtları ile aynı potaya sokulmuş, hatta kimliği ile özdeşleşmiş Anayasanın ilk 4 maddesini değiştirmeyeceğine dair protokol imzalamak zorunda bile bırakılmıştır. Böylelikle CHP, iktidar seçeneği olmaktan çıkmış, diğer partilere benzemiştir. Bu arada masayı oluşturan partilerden 4’ü umduklarından fazlasını alıp mutlu olurken seçmeni ve tabanıyla hüsrana uğrayan tek parti CHP olmuştur.Bu ağır yenilginin ardından doğal olarak güçlü ve haklı bir ‘’Değişim’’ talebi dile getirilmeye başlanmıştır.’
‘NE YAPILMALI?’
Özbaş, Ülkemizin acil gereksinimi;Yeniden, laik bilimsel eğitimdir.Yeniden, 1921 değil, 1961 anayasasını esas alan demokratik hukuk devletidir. Yeniden, kuvvetler ayrılığıdır. Yeniden, üstünlerin hukuku değil, hukukun üstünlüğüdür.Yeniden, kadın-erkek eşitliğidir.Yeniden, ulusal birlik ve iç barıştır.Yeniden, sınır güvenliğidir.Yeniden, toplumcu kamucu sağlık sistemidir.Yeniden, bölge merkezli karşılıklılık esaslı onurlu dış politikadır.Yeniden, özgür basın, özgür bilim, özgür sanattır.Yeniden, kendini doyuran, yüksek teknolojili ürün üreten karma ekonomidir.Yeniden, güçlü demokratik kitle örgütleri, güçlü sendikalar, örgütlü toplumdur.Yeniden, gençlerimize fırsat eşitliği, iş güvencesidir.Yeniden, kendi gücü ile kalkınacağına inanan millettir.Yeniden, tarikat cemaat kuşatmasından kurtulmuş devlettir.Yeniden, yarınlarına güvenle bakan Türkiye’dirKısacası, Yeniden Atatürk Cumhuriyeti’dir. Öyleyse CHP bir an önce; başarısı kanıtlı, günümüzde de geçerli olduğu yaşananlarla doğrulanmış, dünyaca örnek alındığı da pek çok yabancı devlet ve bilim insanı açıklamalarıyla ortada olan Atatürkçü Düşünce Sistemi yoluna girmelidir. Yeni TBMM yapısına bakıldığında; önümüzdeki dönemde Laik Cumhuriyetimizi ve Cumhuriyet kazanımlarımızı korumakta hepimize çok daha zorlu görevler düşeceği ortadadır. En önemli dayanağımız Atamız’dan miras ideolojimiz (Kemalizm), en değerli gücümüz Laik Cumhuriyet’in yetiştirdiği, Ulusumuz’un büyük çoğunluğunu oluşturan nitelikli insan kaynağımızdır. Bu dayanak ve güçle Demokratik Toplumcu Değişimi gerçekleştirmek umuda giden ilk adım olacaktır’ diyerek açıklamalarını tamamladı.


