15147,87%0,18
43,18% 0,04
50,37% 0,14
6412,92% -0,27
10354,67% -0,16
İYİ Parti İl Başkanı Kamil Şirin ve İlçe Başkanı Mustafa Çalışkan ve İlçe Yönetimi gazetemizi ziyaret etti. İl ve ülke gündemine dair önemli açıklamalarda bulunan Başkan Şirin, “Türkiye’nin yeni bir iktidara yeni bir siyasete ihtiyacı var. Bizlerde bu yenilik için çalışıyoruz” dedi.
“Alanın ileride genişletilmesi önlenmeli”
Bir dizi ziyaretler için ilçemize gelen İYİ Parti İl Başkanı Av. Kamil Şirin, İlçe Başkanı Mustafa Çalışkan ve İlçe Yönetimi ile birlikte gazetemizi ziyarette bulundular. Gündeme dair önemli açıklamalarda bulunan Başkan Şirin, ilk olarak açıklamasına Kandıra’da yapılması planlanan çöp fabrikası konusuna değindi. Konu hakkında açıklama yapan Başkan Şirin, “Bizim bu konuyla alakalı tutumumuz birkaç farklı temelden oluşuyor. Birinci temel; artık insanımız kamu idaresine güvenmiyor. Ciddi bir güven kaybı var. Siyasallaşma had safhada, her şeyden önce her nereye yaparsanız yapın bu çöp tesisinin kuruluş içeriğini mutlaka değiştirilemez bir şekilde taslak haline getirmek lazım. Bunun üzerine tartışıp kabul etmemiz lazım. Şimdi burada dilem ki Gölcük’ün çöpleri toplanıp yakılacak denilir ama sonra alan genişletilebilir. Ne yazık ki çok çabuk eğilip bükülen bir demokrasi oluştu son yıllarda. Bunun olmaması için değiştirilemez bir biçimde o içeriğin oluşturulması gerekiyor. Bunun mutlaka garanti altına alınması lazım” dedi.
“Şu anda Türkiye'de en kirli havaya sahip olan bölgelerden biri Başiskele, Kartepe ve Gölcük”
Sözlerine devam eden Şirin, “Şimdi Kandıra'da bu düşünülen arazi Her şeyden önce 700 dönümlük bir arazi, çok büyük bir arazi. 700 dönümlük bir yerde Kandıra'nın İzmit'in bölgeni çöpü değil Türkiye'nin çöpü getirilebilir. Çünkü Yollar müsait, İzmit Türkiye'nin limanlar bölgesi. Bu limanlara her yerden çöp getirilebilir. Tesisin kurulması düşünülen bölge milyonlarca metreküp çöp getirilebilir orada imha edilebilir. Oysa orada tarımsal üretiminin desteklenmesi lazım. Kirletici bir takım unsurların oraya sokulmaması lazım. Ben Gölcüklü olarak ben Bingo fabrikasından rahatsızım. Şu anda Türkiye'de en kirli havaya sahip olan bölgelerden biri Başiskele, Kartepe ve Gölcük. Sebeplerinden biri de hep Tüpraş’ın tam karşıda olması hem de Bingo'nun ciddi biçimde kirletici etkilerinin olması” dedi.
“Çöp ithalatı yasaklanmalı”
Başkan Şirin, “Şimdi hal böyleyken bir Kandıra’yı Türkiye’nin değil belki de dünyanın çöp merkezlerinden biri haline getirebilecek bir adımın atılmasına karşıyım. Her şeyin ötesinde bu Akçakese’de olmasına karşıyım. Bunun nedenine gelirsekte bu bölgede ciddi su kaynakları var. bu nedenle o bölgede olmasını doğru bulmuyorum. Yeniden tartışılmalı diye düşünüyorum. Yine Kandıra olsun ama su kaynaklarının olduğu yerde olmasın. Yani mesele Kanada'da olması, Gölcük’te olması, Karamürsel’de olması değil. Kentin çöpü mutlaka bir yerde toplanmalıdır ve tekrardan kazandırılabilecek olan ekonomiye kazandırılsın ama onun sınırlı olması lazım. Kocaeli ile sınırlı olması lazım. Bunun yanında çöp ithalatı yapılıyor, bunun kesinlikle yasaklaması gerekiyor” dedi.
“Köprü ücretleri düşürülerek teşvik edilmeli”
Bölgede yaşanan trafik sorununa değinen Başkan Şirin, Gölcük’ün özellikle sabah ve akşam saatlerinde yaşanan trafik sıkıntısı konusunda en başta merkezi hükümetin tamamiyle politikalarını değiştirmesi gerekiyor. Çünkü burada yaşadığımız trafik sıkıntının temeli hükümettir, şu anki iktidardır. Milli Eğitim politikasıdır, ulaşım politikasıdır. Ulaşım Politikası'nın esasında köprülerin mutlak surette herkesin kullanabileceği fiyatlarla geçişe açılması gerekiyor. Bunu Gölcük Belediyesi yapamaz, Kocaeli büyükşehirde yapamaz, Yalova'da yapamaz, İstanbul yapamaz. Mutlaka Ulaştırma Bakanlığının o köprüyle alakalı bir değerlendirme yapması gerekiyor ki geçen araç miktarı üzeri biraz daha zayıflasın. Bir diğer hususta; Milli Eğitim politikasını değiştirmesi gerekiyor. Taşımalı sistemle eğitimin devam etmesi durumunda biz hiçbir surete trafik problemini çözemeyiz. Bütün çocuklarımız hep servislerle gidiyorlar geliyorlar. Oysa burada ikametgâh eden ailenin çocuğu yine burada bir yakın ve okulda eğitim alabilmeli. Eğitimin kaliteli olmasına bağlı bunlarda. Yani bir kere özel okullara sürekli bizi iten bir milli eğitim politikası var, onun değişmesi lazım. Daha kaliteli eğitiminin devlet okullarına verilmesi lazım. Semt okulları bizim için daha muhtemel hale getirilmesi lazım. Bu da yeni bir siyasi anlayışla olabilir. Mevcut hükümetin mutlak sebeple bunu değiştirebileceğini düşünmüyorum” dedi.
“Bu problem yol yapmakla köprü yapmakla kavşak yapmakta çözülmez”
Açıklamalarını sürdüren Başkan Şirin, “Bu problem yol yapmakla köprü yapmakla kavşak yapmakta çözülmez. Bu politikaların değiştirebilmesi ile çözülür. Bir de göçü önleyecek yeni politikalar yapılması gerekiyor. Anadolu'nun daha değerli hale getirilmesi gerekiyor. Anadolu'nun daha değerli hale getirebilmesi için de bakış açısının değişmesi gerekiyor, yaklaşımın değişmesi gerekiyor, insana değer veren insan insanın yaşadığı müddetçe medeniyetin nimetlerinden faydalanabileceği biçimdeki bir devlet birey ilişkisinin kurulması gerekiyor. O ilişkide ne yazık ki yok, daha da ötekileştirildi. Onun için mutlaka yeni bir iktidara yeni bir siyasete ihtiyaç var. Bizlerde bu yenilik için çalışıyoruz” dedi.
“Müsavat başkanımızın liderliğinde sokakta çok ciddi bir potansiyel oluşturduk”
İYİ Parti’nin siyasetteki yeri konusunda açıklamalarda bulunan Başkan Şirin, “İYİ Parti bence kuruluşta çok ciddi bir enerjiyle oluştuk. Bizim partimizin diğer sonradan kurulan partilerden farkı o. Yani toplumsal bir ihtiyaca cevap vermek üzere kuruldu zaten partimiz. Yani ihtiyaç vardı. MHP'de bir değişim olacaktı, mahkeme kararıyla Siyasal iktidar o değişimi engelledi. Onun üzerine zaten bu tek Partisi zihniyetine hizmet etmeyi sindiremeyen milliyetçiler, Türkiye Cumhuriyeti taraftarları İYİ Parti'nin çatısı altında toplandı. Kuruluştaki enerji çok yüksekti. Fakat sonrasında o enerji destekleyecek büyümeyi sağlayamadığımızı düşünüyorum. En son yerel seçimlerde de en dip seviyeyi yaşadık. Yani %4,5 oy bizim gibi bir hareket için çok düşük bir oy. Ancak özellikle Müsavat başkanımızın liderliğinde bence sokakta çok ciddi bir potansiyel oluşturduk. Tabanda çok büyük bir potansiyel oluşturduk. Tabi ki bu dönemde istifalarımızda oluyor. Biz bu istifalarında baskı ile yaptırıldığının farkındayız. Onlar istifa ettikçe bizler daha da güçleneceğiz” dedi.
“Meral Hanım kendisine böyle bir şey yakıştırır mı?”
İYİ Parti Kurucu Genel Başkanın AK Partiye geçeceği söylemlerine açıklık getiren Başkan Şirin, “Bu konu hakkında iki hafta bir gazeteci çıktı. “Aldığımız son habere göre Meral Hanım AK Parti Cumhurbaşkanı Yardımcısı oluyormuş ” diye. Dün akşam Halk TV’nin çalışanlarını gazetecilerini, gazetecilik etiğinden uzak olmakla, uzak hareket etmekle suçladı. Neyin ne olduğu aslında belli. Meral Hanım kurucu genel başkanımız. Meral Hanım kendisine böyle bir şey yakıştırır mı? Böyle bir şey olabilir mi? Meral Hanım siyaseti zaten bıraktığını ifade etti. Siyaseti bıraktığını ifade eden bir insan tekrardan siyasetin içerisinde olabileceği fikrini oluşturacak bir açıklama bile yapmaması gerekiyordu, doğrusu bu. Sessiz kalması gerekiyordu, sessiz kaldı. Mutlaka siyasetten bizi destekliyor, ondan hiç şüphe yok. Mutlaka bizim başarılı olmamızı istiyordur ama onun haricinde farklı bir durumu olamaz. İYİ Partililer olarak bizim hepimizin gönlünde çok farklı bir yeri vardır. Benim siyasete girmemin temel sebeplerinden biri Meral Hanım’dır. Ben Meral Hanımın oluşturduğu siyasi anlayıştan etkilendim ve evet Meral Hanımı ve İYİ Partiyi desteklemem lazım diyerek siyasete girdim” dedi.
“Siyasi partinin genel başkanının eleştirilerine söylemlerini, iktidar olarak tahammül etmek zorundasınız”
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’ın gözaltına alınıp tutuklanması konusuna değinen Başkan Şirin, “Bir kere yüzde iki buçuk oy almış olan bir parti var. Yani milyonların üzerinde oy almış olan bir parti. O partinin genel başkanı ki aslında Zafer Partisi denildiği zaman insanlar Zafer Partisini bilmez Ümit Özdağ’ı bilir. Katılırdınız katılmazsınız, seversiniz sevmezsiniz, yani o ayrı bir konu ama bir siyasi partinin genel başkanının eleştirilerine söylemlerini, iktidar olarak tahammül etmek zorundasınız. Çünkü onun eleştirileri aslında demokrasiyi güçlendiriyor. Çok şiddetli eleştiriler yapabilir, ayrı mesele. Tahammül etmediğiniz an, onu susturduğunuz an sadece siz kaybetmiyorsunuz ülke kaybediyor. Hepimiz kaybediyoruz, demokrasiyi kaybediyoruz. Demokrasi eleştiri rejimidir, eleştiriye tahammül rejimidir. Tehdit rejimi değildir. Ya Savcılarla tehdit ediyorsunuz, ya mafyayla tehdit ediyordunuz, bu şekilde demokrasi canlı kalabilir mi ? Demokrasiyi öldürürsünüz, anayasal sistemi bitirirsiniz. Anayasa suçu işlemiş olursunuz. Böyle birkaç tane kıytırık danışmanın fikirleri ile hareket etmesinler, akil hareket etsinler. AK Parti içerisinde çok sayıda akil insan var aslında ses çıkaramıyorlar” diyerek açıklamalarını tamamladı.
Haber: Serap DURUKAN


