Yazıyı okuyunca inanamadım ..
Nasıl yani,
Pazarda 25, Markette 35-40 TL olan mandalina nasıl 2 TL olur ?
Olmuş işte !...
Sadece mandalin de değil,
Üretilen bir çok ürün,
Dalında, tarlasında yok pahasına alıcı bekliyor...
Alıcı var mı ?
O da yok !...
Sonuç ,çiftçi perişah,çiftçi borç içinde...
Bakınız,
Bir gün gelecek gıda ve su temini Dünya'nın en büyük sorunu olacak..
Zaten, şu anda yaşadığımız susuzluk da bunun habercisi adeta....
Hoyrat davrandık, suyumuza, toprağımıza, ekinimize...
Dünya da kendi kendini besleyebilen 7 ülkeden biriyken,
Arjantin’’den pirinç ithal eder hale geldik...
Peki nasıl oluyor da dalında 2 TL olan, çiftçinin satamayıp çürüttüğü mandalini bize 25 TL'ye iteliyorlar ?
Basit ;
Bir işçi bir günde bir ton mandalin toplarsa ancak yövmiyesini çıkartıyor...
Buna diğer masrafları da eklediğinizda,
Dalında ki o mandalinin maliyeti 3-5 TL'yi buluyor...
Çiftçi satabiliyor mu ?
Yine satamıyor..
Bir çok çiftçi de ürünü toplamayıp dalında çürütüyor...
Çiftçinin malı tarlada para etmezken,
Adeta tefeci mantığıyla çalışan birileri,
Ürünü tarla da kapatıp, daha yetişmeden satın alıyor...
Her yıl biraz daha içeri giren çiftçi de sonunda ürtetimi bırakıp,
Ne var ne yok kesip atıyor...
Oysa,
Bu ülkede Tarım Kredi Kooperatifleri var
değil mi ?
Hatta bunun için kurulmuş satış nokaları da mevcut..
Gelin görün ki,
Bizim kooperatifçiler çiftçi ile tüketici arasında köprü olacağına,
Marketçilik oynuyor..
Sözün özü;
Tarlalar bölüne bölüne zaten küçülüyor..
Her yıl daha da zarar eden çiftçi,
Çiti çubuğu bırakıp şehire göçüyor...
Gelecekte de bizi,
Ürünsüz,
Üretimsiz,
Her şeyi ithal edeceğimiz günler bekliyor..
Yazık ettik çiftçiye....
Çok yazık !

