Saniye ERGİNSOY

Tarih: 23.01.2026 10:56

PARASOSYAL

Facebook Twitter Linked-in

Bu kelime, 1956 yılında, Donald Horton ve Richard Wohl’un televizyondaki haber spikerleriyle izleyiciler arasında kurulan ilişkiye yönelik çalışmalarında “parasosyal etkileşim” kavramını kullanmasıyla akademik literatüre kazandırılmış. O yıllarda televizyon, sinema, gazete, dergi gibi mecralarda görülen ünlülerle kurulan tek taraflı, sanal ama duygusal ilişki, teknolojik ilerlemelerle birlikte gelişen yeni medya ortamları ile günümüzde fenomenlere, yayıncılara, dizi, film karakterlerine, şarkıcılara hatta yapay zeka sohbet botlarına taşınmış durumda. 

Bugün Instagram’dan youtube ‘a pek çok platformda kişiler içerik üreticileri ile sürekli etkileşim halinde. Öyle ki onların hayatlarını, günlük rutinlerini, ev ortamları gibi birçok kişisel, özel bilgiyi düzenli olarak takip eder durumdalar. Takip arttıkça, duygusal paylaşımlar çoğaldıkça kişiler kendilerini onlara çok daha yakın hissetmekteler. 

Son zamanlarda bizzat yapay zeka tarafından üretilen “sanal” sosyal medya platformları, sohbet botları yaygınlaşmakta. Karşısındaki kişiyi tanıdıkça daha yakın daha kişisel sohbet ortamı kurmaları ile zamanla sanki karşısında gerçek kişi varmış hissi veren   bu fenomenlerin kullanıcılar tarafından yapay zeka tarafından oluşturulduğunun anlaşılmaması ise başka bir problem olarak karşımıza çıkmakta.

Modern insan arkadaş sayısı fazla gibi görünse de ilişkilerinin niteliğinin, samimiyetinin bozulması; derin, gerçek, kalıcı ve sahici gerçek dostlukların kaybolması ile her geçen gün daha yalnız. İşte bu yalnızlık parasosyal ilişkileri çoğaltıyor. Kişinin karmaşadan, reddedilme korkusundan uzak, kendisini daha rahat hissedeceği bu yolu seçmesinde teknolojinin son derece hızla ilerlemesi, bütün bunları ticari kazanca dönüştürmek isteyenlerin sayısının artması da önemli etmenler olarak gözükmekte. 

Kısa vadede oldukça masum gözüken bu tek yönlü, sanal ilişki uzun vadede gerçek kişilerle kurduğumuz gerçek ilişkilerde sorunlar yaşamamıza neden olur. Bizi daha çok yalnızlaştırır. 

Sürekli yeni bir içerik paylaşımı bekleyerek bu dünyadan çıkamamak ise bir çeşit bağımlılık yaratmakta.

Hiçbirimiz kusursuz değiliz ama ünlülerin, fenomenlerin kusursuzmuş gibi gözüken hayatları zamanla biz de yetersizlik, kaygı hissetmemize neden olur ki etrafımızda bu durumun -özellikle gençlerde- her geçen gün daha da arttığını sizlerde fark ediyorsunuzdur.

Cambridge Sözlüğü' nün parasosyal kavramını yılın sözcüğü seçmesi modern insanın kaçınılmaz olan dijital dönüşümde kendine, ilişkilerine bir kez daha bakması için uyarı niteliğinde gözükmekte.

Her birimizin dijital okur yazar bireyler olması koşulsuz şart …

Çağ ne çağı olursa olsun,

Sizinle çıkarları için değil “siz” olduğunuz için birlikte olan; “çok yoğunum” a sığınmayıp sizi, sizinle birlikte vakit geçirmeyi önceliklendiren, görev gibi değil sahici olarak yanınızda olan; siz çağırmadan gelip size nefes olan gerçek dostlarınız olsun……

 

 

 

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —